Eski Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Melih Gökçek, yurtdışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. Medyascope muhabiri Özgecan Özgenç’in haberine göre Gökçek, 4 Eylül’de saat 16.00’ya doğru geldiği Ankara Adliyesi’nden yaklaşık iki buçuk saat sonra ayrıldı.
Adliye çıkışında gazetecilere konuşan Gökçek, ifadenin gizli olduğunu belirterek kendisine yöneltilen soruların ve verdiği yanıtların ayrıntılarını açıklamadı. Soruşturma tamamlandıktan sonra kamuoyuna açıklama yapacağını söyleyen Gökçek, adalet konusunda şahsı adına endişe taşımadığını ifade etti.
Gökçek geçmiş soruşturmaları gündeme getirdi
Gökçek, açıklamasında belediye başkanlığı sırasında ve sonrasında hakkında yürütülen inceleme ve soruşturmalara değindi. İlk kez 1994’te seçildiğini hatırlatarak yaklaşık dokuz yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptığını, bu dönemde 500 soruşturma ve inceleme geçirdiğini ve tamamından takipsizlik aldığını savundu.
Refah Partisi ve AKP iktidarları döneminde de en az 100 soruşturma geçirdiğini söyleyen Gökçek, bunlardan da aleyhine sonuç çıkmadığını belirtti. Mansur Yavaş’ın başkanlığı döneminde ise toplam 25 inceleme ve soruşturmayla karşılaştığını, bunların 21’inin bittiğini, dördünün sonucunun kendisine ulaşmadığını ileri sürdü.
ABB’nin itirazları üzerine Danıştay’a veya üst mahkemeye taşınan 21 dosyada da lehine karar verildiğini söyleyen Gökçek, Yavaş’ın kendisine yönelik açıklamalarına itiraz etti. Gökçek, bütün konularda ifade verdiğini savunarak Yavaş’a televizyon ekranında tartışma çağrısını yineledi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlamadı
Gökçek, hakkındaki iddiaların resmî belgelere dayandığı yönündeki söylemleri sormaya çalışan gazetecinin sözünü kesti. Soru almadığını belirten Gökçek, soruşturma bittikten sonra televizyon yayınlarında savunmasını ve açıklamalarını paylaşacağını söyledi.
Adliyeye girerken sakız çiğnemesine ilişkin görüntüler üzerine oğlu, AKP Milletvekili Osman Gökçek de X hesabından açıklama yaptı. Babasının şeker hastası olduğunu belirten Osman Gökçek, ağız kuruluğu nedeniyle zaman zaman sakız ve çiğneme tableti kullandığını, görüntülerdeki durumun bundan kaynaklandığını ifade etti.
ABB ihaleleri için 36 şirketin dosyaları istendi
Gökçek’in ifade vermesinden önce, ABB ve iştiraklerinin ihaleleriyle bağlantılı 36 şirket hakkında “örgütlü suçlar” kapsamında soruşturma başlatıldığı da kamuoyuna yansıdı. Başsavcılık, belediyeye gönderdiği yazıyla şirketlerin katıldığı veya kazandığı bütün ihalelerin listesini talep etti.
31 Ağustos 2026 tarihli talep, ABB Hukuk Müşavirliği tarafından belediye birimlerine ve iştiraklerine iletildi. Hazırlanan dosyalar Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne teslim edildi. Haberde, dosyada Gökçek döneminde belediyeden ihale alan şirketlerin de bulunduğu aktarıldı.
Belediyenin suç duyurusu ve üç dosya açıklaması
ABB, resen soruşturmanın ardından yaptığı açıklamada Gökçek hakkında 7 Ağustos’ta suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi. Başvurunun Gökçek ve ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlıspor yöneticileri ile ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen kişileri kapsadığı belirtildi.
ABB’nin avukatı Nadi Türkaslan, 1 Eylül’deki açıklamasında başvurunun belediye kaynaklarının nasıl kullanıldığının ortaya çıkarılmasını amaçladığını söyledi. Daha önce malvarlıklarının araştırılması için de başvurduklarını belirten Türkaslan, resen başlatılan soruşturmayla birlikte üç dosya bulunduğunu ve delillerin bütünlüğü açısından bunların birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Ağırel’in iddiaları ve Gökçek’in yanıtı
İddiaları gündeme getiren gazeteci Murat Ağırel, 31 Ağustos’ta tanık sıfatıyla ifade verdi. Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya’da HAMAG GmbH adlı şirketi kurduğunu ve kısa sürede gayrimenkul yatırımları yaptığını öne sürdü. Şirketin büyümesinin tek başına suç anlamına gelmediğini vurgularken yatırımların finansmanına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu savundu.
Gökçek ise 31 Ağustos akşamı X hesabından yaptığı paylaşımda, kendisine ait olduğu ileri sürülen 23 kalem malvarlığına ilişkin açıklamaları reddetti. E-Devlet üzerinden yapılan tapu sorgulamasında kimlik numarasıyla eşleşen kayıt bulunmadığını belirterek bir ekran görüntüsü paylaştı ve iddialar hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.