Milli Muharip Uçak KAAN Ne Zaman Füze Atacak? TUSAŞ Genel Müdürü Silahlı Testler İçin Hangi Tarihi Verdi?

Türkiye’nin 5’inci nesil milli muharip uçağı KAAN, seri üretim öncesi olgunluk aşamasına ulaşarak 2027 yılında 3’üncü prototip üzerinden dahili ve harici silahlı test atışlarına başlayacak. Düşük radar görünürlüğü, 1.8 Mach hız ve 55 bin feet irtifa tavanına sahip olan KAAN; SOM, GÖKHAN, GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN gibi yerli mühimmatların yanı sıra AESA radar ve yapay zeka destekli sensör füzyonuyla gökyüzünde görev yapacak.

Yayınlanma
Milli Muharip Uçak KAAN Ne Zaman Füze Atacak? TUSAŞ Genel Müdürü Silahlı Testler İçin Hangi Tarihi Verdi?

Türk savunma sanayisinin küresel ölçekte en çok konuşulan projelerinden biri olan Milli Muharip Uçak programında tarihi bir dönüm noktasına gelindi. Gökyüzüyle buluştuğu ilk günden bu yana havacılık dünyasının yakın takibinde olan yerli muharip jet, seri üretime giden yoldaki en kritik basamaklardan birini daha tırmanıyor. Projede gelinen teknolojik olgunluk seviyesi, artık hava aracının sadece uçuş dinamiklerini değil, doğrudan caydırıcı muharebe gücünü sahaya yansıtacağı yepyeni bir safhayı müjdeliyor.

Eczanelerde Yeni Dönem Başladı: SGK Geri Ödeme Listesine Eklenen 3 Kritik İlaç Hangileri?İçeriği görüntüle →

KAAN İçin Silahlı Test Takvimi ve 3'üncü Prototip Hamlesi

TUSAŞ çatısı altında yürütülen geliştirme faaliyetlerinde takvim netleşti. Projenin gidişatına dair kamuoyunu aydınlatan üst yönetim, uçağın planlanan tasarım ve performans kriterlerini başarıyla yakaladığını vurguluyor. Yapılan planlamaya göre, hava platformunun gövde ve kanat altına yerleştirilecek yerli füze sistemleriyle gerçekleştireceği gerçek atışlı denemeler için 2027 yılı milat kabul ediliyor.

Bu kritik aşamada inşa edilen 3'üncü prototip başrolü oynayacak. Test uçuşlarında yalnızca kanat altı harici istasyonlar değil, uçağın gövde içine gizlenen dahili silah istasyonları da aktif olarak kullanılacak. Mühimmatın gövde içerisinden başarılı bir şekilde fırlatılması, uçağın aerodinamik kararlılığı ve radar görünmezliğini koruma kabiliyeti açısından projenin en zorlu sınavlarından biri olarak kabul ediliyor.

Beşinci Nesil Gizlilik Teknolojisi ve Düşük Radar Görünürlüğü

Hava hakimiyetinde dengeleri değiştirecek olan platform, çift motorlu itki mimarisi ve modern gövde geometrisiyle tam anlamıyla 5'inci nesil standartlarını karşılıyor. Uçağın gökyüzünde düşman radarları tarafından tespit edilmesini neredeyse imkansız kılan düşük radar kesit alanı mimarisi, tamamen milli yazılım ve mühendislik çözümleriyle harmanlanıyor.

TÜBİTAK BİLGEM imzası taşıyan özel frekans seçici radom yapıları ve RASEM-RADOM yazılım entegrasyonları, gövdenin radyo dalgalarını sönümlemesinde kilit rol oynuyor. Süpersonik hızlarda art yakıcı kullanmadan seyir edebilme kabiliyeti (süper seyir), pilotun durumsal farkındalığını zirveye taşıyan sensör füzyonu, yapay zeka destekli otonom karar destek mekanizmaları ve kaska entegre akıllı göstergeler sayesinde uçak, modern muharebe sahasında bir avcıdan çok daha fazlasına, uçan bir komuta merkezine dönüşüyor.

TÜBİTAK SAGE İmzalı Yerli Füzeler ve Akıllı Mühimmat Entegrasyonu

Milli savaş uçağının vurucu gücü tamamen Türk mühendislerinin geliştirdiği yerli ve milli mühimmat ailesine emanet edilecek. Havadan havaya ve havadan karaya angajmanlarda caydırıcılığı maksimum seviyeye çıkaracak olan bu entegrasyon listesinde kritik füzeler yer alıyor:

  • Görüş ötesi hava hedeflerine karşı uzun menzilli GÖKDOĞAN ve ramjet itkili GÖKHAN füzeleri

  • Görüş içi yakın hava muharebelerinde yüksek manevralı BOZDOĞAN füzesi

  • Stratejik kara ve deniz hedeflerine yönelik hassas güdümlü SOM seyir füzesi varyantları

AESA teknolojisine sahip gelişmiş burun radarı, bütünleşik elektro-optik keşif donanımları ve yeni nesil elektronik harp suitleri ile desteklenen bu mühimmatlar, uçağın düşman hava savunma şemsiyelerine yakalanmadan hedeflerini cerrahi netlikle imha etmesini sağlayacak.

1.8 Mach Hız ve 55 Bin Feet Tavan İle Gökyüzünde Üstünlük

Fiziksel kabiliyetleri açısından sınırları zorlayan platform, 1.8 Mach azami süratiyle hedeflere yıldırım hızında intikal edebiliyor. 55 bin feet irtifa tavanına kadar tırmanabilen gövde mukavemeti, +9g gibi en zorlu akrobasi ve kaçış manevralarından -3.5g limitlerine kadar geniş bir operasyonel hareket serbestisi sunuyor.

Bu üstün aerodinamik çeviklik, yüksek irtifada atılan mühimmatların kinetik enerjisini ve menzilini ciddi oranda artırarak pilota taktik sahada muazzam bir avantaj kazandırıyor. Seri üretim bandına giden yolda atılan her somut adım, Türkiye'nin kendi gökyüzünü kendi ürettiği 5'inci nesil hava gücüyle koruma hedefini bir adım daha gerçeğe yaklaştırıyor.