Ana Sayfa / Gündem / Yavuz Selim Demirağ: Zagros adında dandik(!) PKK silahı

Yavuz Selim Demirağ: Zagros adında dandik(!) PKK silahı

Canım memleketimde metrekareye düşen terör uzmanı sayısında dünya şampiyonu olduk. Bir taraftan AKP hükümetine yalakalık yapayım da göze gireyim diye düşünenler PKK’nın değirmenine su taşıyor. Yok efendim Amerikalıların PKK’ya verdiği Zagros adlı silah tankı delip içindeki askerimizi şehit ediyormuş. Terörle mücadele efsane olup gazilik unvanı taşıyan ve bilgi ve tecrübelerini olağanüstü kitaplara yansıtan sevgili kardeşim Abdullah Ağar’a sordum konuyu. Sağ olsun gerçeği teknik detayları ile yazıp göndermiş…

Gazete manşetlerine, televizyon ana haberlerine, sosyal medyaya imtiyazlı bir fenomen olarak dalan PKK’nın elindeki şu dandik silah; yani namı diğer Zagros, kerameti kendinden menkul “tam bir şeyh uçmaz mürit uçurur cinsi” PKK tarikatının menfaatlerine hizmet bir şehir efsanesine dönüşmüş durumda.

***

Öncelikle vurgulayalım: 2012 yazından beri Türkiye kırsalındaki teröristlerde de görülen Zagros adındaki bu silah fabrikasyon değil. Büyük olasılıkla PKK ve/veya YPG’nin Suriye’deki atölyelerinde imal ediliyor. Silahın ateşleme mekanizmasını Rus yapısı keskin nişancı tüfeği SVD’den (Snayperskaya Vintovka Dragunova-Piyadenin keskin nişancı tüfeği ya da bilinen adıyla Kannas’tan) alınmış. Bu mekanizmaya bir de kurma kolu (bolt action) eklenmiş. Silahın namlusu ise 12,7 mm’lik veya 14,5 mm’lik uçaksavar namlusu. Bu namluları da büyük olasılıkla Rus yapısı uçaksavar DShK/DŞK’lerden (Degtyarev-Shpagin-Krupnocalibernyj birleşik kısaltmasından ya da bilinen adıyla DOÇKA’lardan) alıyorlar.

Yeri gelmişken, Türkiye’de hemen herkes Doçka’yı tanıyor, ama Doçka’nın ne anlama geldiğini bilmiyor. Doçka (Doşka) kelimesi cinsel bir göndermeyle; “Sevgilim, yavrum, tatlım” gibi anlamlar taşıyor.

Bu haliyle Doçka, tam bir Rus dilberi yani.

Atölye yapımı şu Zagros denilen tüfeğin şarjör yuvası yok. Teknik ifadesiyle elle doldurulan tek atımlık (single shot) bir tüfek.

Farklı Zagros’lardaki teknik benzerlikler, hepsinin aynı/benzer torna-tezgah-tesviye ürünü olduğunu gösteriyor.

Aklı olan hiç kimse kudretli ve orijinal Doçka’yı parçalayıp, dandik bir keskin nişancı tüfeğine dönüştürmez.

Geriye temelde üç olasılık kalıyor: 1- Çatışmalarda zarar gören Doçkaların namlularını bu amaçla kullanıyorlar. 2- Bu tür silahların avadanlığında yer alan yedek namlularını alıp, bu tür imalatlara soyunuyorlar. 3- Sokaktan topluyorlar!

***

Irak ve Suriye, yıllardır yaşanan çatışmalar nedeniyle pek çok silah için tam bir yedek parça cennetine dönüşmüş durumda. Bu iki ülkenin devasa birer silah hurdalığına dönüştüğünü anlamak için çok akıllı olmak gerekmiyor. Yazılı ve görsel basında yer alan “Zagros adı verilen bu zırh delici silah” ifadesi ise tam bir asparagas. Bir silahın zırh delici olabilmesi için zırhı nasıl deldiğinin ifade edilmesi gerekiyor! PKK, zırhları, elindeki Zagrosların dipçikleriyle mi(!) deliyor? Maytap geçişim; “işin uzmanı edasıyla arz-ı endam edenlerin” şu zırh delme kabiliyetini mühimmatla değil de silahla özdeşleştirmeleri nedeniyle. 12,7 ya da 14,5 mm çaplarında gayet kudretli mühimmat kullanan her silahta olduğu gibi (adı üstünde uçaksavar mühimmatı), nişancı doğru yerden vurmayı başarırsa ya da denk gelirse uçak da düşürür, helikopter de. Daha da ötesi zırh delme özelliğine sahip çelik çekirdekli ya da daha özel mühimmatlar kullanıldığında bırakın çelik yelekli personeli, hafif zırhlı taktik araçlarda (tekerlekli ya da paletli pek çok çeşit zırhlı personel taşıyıcı da) dahi etkili olabilir.

***

Tabii bir de silahın namlu ucunda ilginç bir alev gizleyen, namlu ağız freni ya da alafortanfuni (!?) adıyla anılan bir aparat meselesi var. “Alafortanfuni” Fransızca, İngilizce ya da Rusça bir kelime değil. Öz be öz Türkçe. Daha doğrusu Mehmetçikçe! MG-3 (Machine Gun-3) namlu ucuna takılı ‘Alev Örten Huni’yi söylemeye bizim Mehmet’in dili dönmeyince bunun adını; “Alafortanfuni”ye dönüştürüvermiş.

Asıl sorun şurada! Zagros, koca orman yangınında gözümüzün önünde yanan kibrit çöpünden bir palavra. Asıl sorun PKK’nın elinde artık güdümlü tanksavar ve uçaksavar füzeleri olmasıdır. Hem de en gelişmişinden ve en etkilisinden!

Alman basını, Alman-Fransız ortak yapımı Milan tanksavar füze sistemlerinin ne kadarının PKK’nın elinde olduğunu konuşurken, Peşmerge’ye verilen Alman silahlarının Kuzey Irak’taki silah pazarlarında nasıl satıldığını yazarken, Türkiye medyası dandik Zagros’un peşinde!

Tam fantastiko yani.

Yeniçağ

Bu Haberler ilginizi Çekebilir...

Son Dakika: Öncüpınar sınır kapısında hareketlilik! (Sınırda neler oluyor)

Kilis’te Öncüpınar Sınır Kapısından, Fırat Kalkanı Bölgesine askeri sevkiyat yapılıyor.   Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait tanklar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir