Ana Sayfa / Gündem / Seçim vaadiniz namus sözünüzse tutun

Seçim vaadiniz namus sözünüzse tutun

CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, “G-20 içinde olmakla övünen siyasi iktidarın zaman geçirmeden asgari ücretle ilgili 1300 Lira vaadini hemen uygulamaya sokmalı ve sözünde durmalıdır. Bu ücretin tartışılacak bir yanı yoktur. Boy boy seçim afişlerinde 1300 Lira asgari ücret yazanlar, işçilerin oylarını alanlar sözlerini yerine getirmelidir. Artık çalışanlarımızın yaklaşık 1000 Lira ile geçinme ve yaşama imkanı kalmamıştır. Çalışanların bu ücrete şiddetle ihtiyaçları vardır. Bu ücret artışı aynı zamanda tıkanmış durumda olan piyasayı da canlandıracaktır” dedi.

Arslan şunları söyledi:

“G-20’de,dünya liderlerine konuşan Cumhurbaşkanı, işverenlere az kazanın diyor, işveren ve işçi temsilcilerine öğüt veriyor, ama kendisi daha az harcayayım demiyor, sarayda krallar gibi yaşıyor, örtülü ödeneği de istediği gibi harcıyor.

Siyasi iktidara sesleniyorum; siz, bu oyu asgari ücreti yeniden tartışmak için değil, tek başınıza iktidara geldiğinizde yapacağız diye aldınız. Peki daha neyi bekliyorsunuz?

CHP’nin vergiden düşülmüş net 1500 Liralık asgari ücret vaadinin bugün ne kadar önemli olduğunu söyleyen Arslan, hükümetin ekonomide çözüm bekleyen asıl yapısal adımları hızla atmamak için asgari ücreti bir oyalama malzemesi olarak gündemde tuttuğunu belirtti.

G-20 Zirvesi Hükümet’e açık çağrılarla dolu
“Sosyal adalet, iş ve emek dünyasının sorunları ciddi ve net, belirsizlik taşımayan bir ekonomi yönetimiyle çözülür. Hem işçiyi, hem de işvereni gelir adaletsizliği ve üretim tıkanıklığından, maliyet yükünden kurtarmak, çelişkili sözlerle, içi boş temennilerle, kuru iyi niyet beyanlarıyla olmaz. Hele hele işverene Cumhurbaşkanının dediği gibi “sen de az kazan, fakiri tahrik etme” öğütleriyle ekonomi düzlüğe çıkmaz. Cumhurbaşkanı bunu söylerken, Sarayın harcamalarının kısılması, örtülü ödeneği kullanmaktan vazgeçilmesini hiç düşündü mü?

Bugün iş dünyası devleti yönetenlerden öğüt istemiyor, güzel sözler karın doyurmuyor. G-20 sürecinde emek ve iş dünyasından gelen sese kulak verelim. Bugün işverenler de asıl sorunlarının asgari ücret olmadığını bangır bangır ifade ediyor. Bugün işçi örgütleri de sadece asgari ücrete değil, örgütsüz ve güvencesiz çalışmaya, esnek çalışma düzenine isyan ediyor.

Bugün gelinen noktada hala 1300 Lira asgari ücreti nasıl vereceklerini kara kara düşünenler, aldıkları verginin işçiye ve işverene getirdiği yüke tekrar baksınlar, çözümü ve kaynağı görecekler. Devlet asgari ücretteki vergiyi almasa ne kaybeder? İşverene yük getirmeden uygulanacak asgari ücret piyasayı hareketlendirecek, devlet de dolaylı yönden gelir elde edecektir. Böylece devlet, hem piyasayı hem de işçiyi ve işvereni rahatlatacaktır.

CHP’nin ilk 100 günde yaşama geçireceği politikaların toplam maliyeti 57 milyar Liraydı. Asgari ücret, emekli ikramiyesi, aile sigortası, mazot indirimi buna dahildi ve milli hasılamızın yüzde 3’ünden az bir orana denk düşüyordu. Bu harcamalar Devletteki israf muslukları kesilerek yapılacaktı.

Bugün Kalkınma, Maliye, Ekonomi Bakanları asgari ücret maliyeti için birbirlerine bakıyor, bir türlü çıkış yolu bulamıyorlar. Oysa seçim vaatlerinin bütçeye yükünü 22 milyar Lira olarak açıklayan Bakan Cevdet Yılmaz, neden hala asgari ücreti tartışmaya açıyor, neden kesin bir dille devletin asgari ücretteki rolünü yokuşa sürüyor?

Bugün, seçim vaatleri olan 1300 Liranın faturasını işverenin sırtına yüklemeye kalkanlar, CHP’nin sözlerini örnek almaya devam etsinler, doğru yönü bulacaklardır.”

Ekonomi öğütle değil, planla ve hesapla yönetilir
“Ekonomi öğütle yönetilmez, devletin cesur adımlarıyla, özel sektörün üzerindeki yüke omuz vermesi hafifletmesi ile olur. Bu işletmeler, fabrikalar kazanamıyorsa, rekabette zorlanıyorsa, kazanamayan özel sektör büyüyemiyorsa, siyasi iktidarın bunu oturup düşünmesi gerekir. Bu sorunlara çözüm, uzaktan gazel okumakla olmuyor. İşin içinde olmak,doğru tahliller yapmak, özel sektörün ve üretimin üzerindeki yükleri hafifletmek, önündeki engelleri kaldırmakla olur.

Devletin özel sektör üzerine daha fazla yük getirerek değil, bu yükleri hafifleterek, asgari ücret üzerindeki vergiyi almayarak maliyetleri aşağıya çekmeli üretimin ve yatırımın önünü açmalıdır. Öyle anlaşılıyor ki, yaşananlar, siyasi iktidar 1300 Lira asgari ücret vaadinin altından kalkamadığının, hazırlıksız yakalandıklarının göstergesidir.”

Bizim derdimiz yapısal reformlar olmalı
Bizim bugün üretimin önündeki sorunları tartışarak kapsamlı yasal düzenlemeleri, kaliteli büyümeyi, adil gelir dağılımını hayata geçirmemiz gerekmektedir. Devleti yönetiyorsanız, kendi vaadinizin faturasını işçiyi ve işverene kesmeyin, bütçede devletin görevlerini hatırlayın ve bunu uygulayın. Siz, asıl büyük reformlara kafa yorun.

Bir işveren olarak gönül rahatlığıyla söylüyorum: Bizim ana sorunumuz işçilerimizin maaşı değildir. Maliyet yükümüz, işverenin sırtındaki kambur asgari ücret olmadı, olmayacaktır. Vergisiz asgari ücret artışı İşverenleri de, işçileri de rahatlatacak, verimi arttıracak, çalışanlarda moral olacaktır. KOBİ’ler, sanayiciler her yerde üretimin üzerinde devlet eliyle yaratılmış yüklerin kalkmasını beklemektedir, hemen bunları yapmanız gerekmektedir.

Üretimin üzerindeki yükleri hafifletelim
İşverene yüklediğiniz aşırı maliyetlerin içinde asgari ücret üzerinden alınan vergi ve primler kadar, maliyetleri büyüten enerji bağımlılığı, elektrik ÖTV’si ve TRT katılım payı da var. Sürekli geciktirilen yapısal reformları bir an önce yapalım, çağı yakalamaktan uzak sanayileşme ve ihracat modelimizi artık değiştirelim. Teknolojik geriliğimizi, kalifiye genç işsizliğimizi, istihdamdan uzak kalan kadınları, tarımla bağı kopartılmış sanayimizi yön verelim.

Biz, “üreten Türkiye olalım, tüketen Türkiye olmayalım” diyoruz.

Biz, üretimin üzerindeki yükleri devlet eliyle sanayicinin sırtından alan, teşvikleri doğru, ilçe ve ürün bazında adaletli dağıtabilen, katma değere yatırım yapanı destekleyen, vergi yüklerini en aza indirerek istihdama ve ihracata katkı koyan bir devlet olmalıyız.

Seçim vaadiniz namus sözünüzse tutun
“Seçimlerden önce binalara astığınız afişler sizin namus sözünüzse, onu tutun. Kalkınma ve Maliye Bakanı başka tarih, Ali Babacan başka baharı 1300 Lira diye hedef gösteriyor. Çalışma Bakanı seçimden önce “Kesin yapacağız” diye efelenirken, şimdi kurumları ve kuralları hatırlıyor, “Biz asgari ücret komisyonuna teklif edeceğiz” diye sesi kısık çıkıyor. İşçi örgütleri tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde asgari ücretin ayrı ayrı düzenlenmesini istiyor, Kalkınma Bakanı yan çiziyor.”

-Sorular-

Arslan, açıklamasında şu soruları yöneltti:

“Denizli sanayisinin gerilemesini, teşvik sisteminin çöküşünü neden bu kadar yıldır çaresizce seyrediliyor? Denizli’nin önü neden açılmıyor, yatırım heyacanı neden yok ediliyor? Defalarca vurguladığımız ilçe bazında teşvik modeli neden başlatılmıyor? Sayın Bakan Nihat Zeybekci neden Denizli için önlem almıyor? Türkiye onun dediği gibi bölgesinde ticari kararları alan, kalemi elinde tutan ülke olduysa, Denizli ihracatçısı, sanayicisi, emekçisi neden bu kadar geriledi?”

CHP Denizli Milletvekili Arslan, ”Biz, üretimin önündeki sorunları kaldırmalıyız. Kapsamlı yasal düzenlemeleri, kaliteli büyümeyi, ihracatımız ile ithalatı dengelemeliyiz, dış ticaret açığımızı kapatmalıyız, adil gelir dağılımını hayata geçirmemiz gerek.

Siyasi İktidara sesleniyorum; işveren ile işçiyi asgari ücret üzerinden karşı karşıya getirmeyi bırakın, ekonomide yeniden üretken olan, yatırımı, istihdamı ve ihracatı arttıran bir modeli yaşama geçirecek acil adımları atın, özel sektörün önünü açın. Devleti yönetiyorsanız, kendi vaadinizin faturasını işçiyi ve işverene kesmeyin, bütçede devletin görevlerini hatırlayın, 1300 liralık asgari ücret sözünüzü tutun” vurgusunda bulundu.

Bu Haberler ilginizi Çekebilir...

Özcan Yeniçeri: Referandumu kim kazanacak?

İktidar ve iş birlikçileri referandum sonuçlarını şimdiden ilan etmiş durumdalar. Kimisi siyasi partilerin aldıkları oyları …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir