Ana Sayfa / Gündem / ‘Ne Sam ne Saddam’ ve ‘Ne Sam ne Şam’ siyasetlerinin ihanet bilançosu

‘Ne Sam ne Saddam’ ve ‘Ne Sam ne Şam’ siyasetlerinin ihanet bilançosu

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vatan savaşına “saray savaşı” damgası vuranlar, yeni zuhur etmiş de- ğiller. Bozguncular, her savaşın demirbaşıdırlar. Savaş varsa, bozgunculuk ve ihanet de vardır.

 

SADDAM VE BEŞER ESAD DÜŞMANLIĞI ÜZERİNDEN AMERİKAN ORDUSU YANDAŞLIĞINA

 

1991 Körfez Savaşı arifesini hatırlayınız, o zamanın bozguncuları “Ne Sam ne de Saddam” diyorlardı. DevYol çevresi, Irak’a saldırı hazırlığı içindeki Amerikan ordusunu bu sloganla desteklemişti. ABD emperyalizmine karşı Irak’ın cephesinde yer alamayanlar, hemen bu slogana sarıldılar. Amerikan ordusuna yandaşlıklarını, Saddam düşmanlığıyla perdelediler.

 

Aynı deneyimi 2010 yılından sonra Suriye cephesinde yaşadık. ABD, Münafık Kardeşleri ve diğer yobaz terör örgütlerini Suriye’nin üzerine kışkırttı. “Ne Sam ne Saddam” diyenler, bu kez “Ne Sam ne Şam” diyorlardı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu dahil, onlara göre, “Beşer Esad katildi. Bu savaş Beşer Esad’ın savaşı idi. Öyleyse bu savaşı desteklemek, katilleri desteklemekti.”

 

ÖDP, EMEP vb örgütler, Beşer Esad düşmanlığından Amerika yandaşlığına ve oradan da PKK’nın kuyruğuna böyle yuvarlandılar. Birgün gazetesini işte o yuvarlandıkları yerde yayınlıyorlar. Her gün Mehmetçiği sırtından vurmak için ne yapacaklarını şaşırmış haldeler.

 

TAYYİP ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI ÜZERİNDEN AMERİKAN ORDUSU VE PKK YANDAŞLIĞINA

 

Bir zamanlar “Saddam Hüseyin katliamcıdır”, “Beşer Esad katildir” diyenler, Amerika yandaşlıklarını şimdi de “Tayyip Erdoğan’ın saltanatına mı hizmet edeceğiz” bozgunculuğunun arkasına gizliyorlar.

 

“Bu savaş, Tayyip Erdoğan’ın saray savaşıdır” diyenler, yalnız ABD emperyalizminin hizmetinde değiller, aynı zamanda Tayyip Erdoğan iktidarının ayakta kalması için ellerinden geleni yapmış oluyorlar. Çünkü millet, Bölücü Teröre karşı savaşın yanındadır. Millet, bu savaşta kim varsa, onu destekliyor. Bu savaşın başarılarını Tayyip Erdoğan’a ikram edenler, milletin gözünde Tayyip Erdoğan’ı büyütmekten başka bir iş yapmıyorlar.

 

YİNE SAVAŞLARIN KARAKTERİ ÜZERİNE

 

Çağımızda Ezilen ve Gelişen Dünya ülkelerinin emperyalizme karşı savaşları, haklı savaştır, vatan savaşıdır.

 

O ülkelerin başında ister Emanullah Han olsun, ister Saddam Hüseyin, ister Beşer Esad, savaş emperyalizme karşı savaş- tır. Savaşın niteliğini belirleyen ülkenin yöneticileri değil, o ülkenin dünya ölçeğindeki mevzisidir.

 

TÜRKİYE’NİN VATAN SAVAŞI

 

Bugün Türkiye’nin PKK’ya karşı savaşı, ABD’nin kara gücüne karşı savaştır, ABD planına karşı savaştır. Bu savaş, Ezilen ve Gelişen Dünya’nın öncü ülkelerinden olan Türkiye’nin toprak bütünlüğü için veriliyor. Savaşın haklılığını bu konum belirliyor.

 

Tayyip Erdoğan yönetimi, 24 Temmuz 2015 günü Açılım siyasetine son verdi ve Vatan Partisi’nin yıllardır savunduğu Bölücü Terörü silahla etkisiz hale getirme çizgisine geldi. Türk Silahlı Kuvvetleri de Açılım’ın Bölücü Terörü beslediğini saptıyordu ve hükümeti sürekli olarak uyarıyordu.

 

BOZGUNCU BÖLÜKLERİ

 

Türkiye’nin vatan bütünlüğüne hizmet eden mücadeleden rahatsız olanlar var.

 

Bozguncular, bölük bölük. Kimisi, vatan savaşına karşı açıkça PKK’nın yanında mevzilenmiş durumda. Kimisi, bu konumunu gizlemek için kafasını kuma sokuyor. Ama vücudu açıkta.

 

Her iki bölüğün ortak özelliği, “Ne Sam ne Saddam” zihniyetidir, daha doğrusu ihanetidir. Onlara göre, ‘Saddam ve Beşer Esad katildir, ABD emperyalizmi katillere karşı savaşmaktadır.’ Onlara göre, Tayyip Erdoğan saltanat peşindedir, PKK, Tayyip Erdoğan’ın saltanatına karşı savaşmaktadır.”

 

Cepheleri böyle kurarsanız, bin kez savaş yapılsa, bininde de Tayyip Erdoğan kazanır. Bu millet, PKK’nın karşısında kim varsa, onunla birleşir.

 

Oysa bu savaş, Tayyip Erdoğan’ın savaşı değil, Türkiye’nin vatan savaşıdır. Tayyip Erdoğan da bugünkü yönetimin başındaki konumuyla vatan savaşı cephesine katılmıştır. Onu ne yapıp yapıp düşman cephesine koyma çabaları, günümüz gerçeğini yansıtmıyor ve bu nedenle halk açısından inandırıcı değildir.

 

Tayyip Erdoğan’ın ve bugünkü AKP hükümetinin geldiği yeri saptamaktan korkanlar, dün de Saddam Hüseyin ve Beşer Esad ile aynı cephede bulunmaktan korkuyorlardı. Ama çağımızın en azılı katili olan ABD emperyalizmi ile aynı cephede olmaktan korkmadılar.

 

Artık ABD’nin gösterdiği hedeflere vurmaktan korksunlar, çünkü Türk ordusu ve polisi, PKK’nın belini kırıyor ve ABD bu savaşı kaybetti.

 

Doğu Perinçek / 14 Kasım 2015, Aydınlık

Bu Haberler ilginizi Çekebilir...

Son Dakika: Öncüpınar sınır kapısında hareketlilik! (Sınırda neler oluyor)

Kilis’te Öncüpınar Sınır Kapısından, Fırat Kalkanı Bölgesine askeri sevkiyat yapılıyor.   Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait tanklar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir