Ana Sayfa / Gündem / “İmralı canisi tarafından tutuklanmam istendi”

“İmralı canisi tarafından tutuklanmam istendi”

Vatan Partisi Burdur Milletvekili Adayı, Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz Yargıtay’da görülen Egenekon davasının temyiz duruşmasında savunmasını gerçekleştirdi. İmralı canisi tarafından şikayet edilen ve tutuklanması istenilen devlet görevlileri içinde yer aldığını belirten Ersöz, bu dava ile Atatürk İlke ve Devrimlerine ve Türk Bayrağına sahip çıkmanın suç haline getirildiğini ifade etti.

Bu dava üzerinden Türkiye Cumhuriyetini ve ülkesini yeniden dizayn etme hedefini güden başta Amerika, İngiltere ve Almanya olmak üzere dış güçler ve yerel işbirlikçilerinin hedeflerine ulaşması adına epeyce mesafe kat edildiğini söyleyen Ersöz, “Bugün yaşananlar ve ülkenin karşı karşıya bırakıldığı sorunlar, atılmış bu adımların sonucudur” diye konuştu.

ETNİK AYRIMCILIK VE DİN PROFİLLİ ARGÜMANLAR

Ersöz, “Bu süreç, 1985 tarihinde ABD tarafından planlanıp safha safha gerçekleştirilen planın ve atılan adımların sonucudur. Asıl hedef, Türkiye Cumhuriyetini bölüp parçalamak ve tarih sahnesinden silmektir.

1950-1980 döneminde kullanılan argüman ve toplumsal ayrıştırmanın sonuca ulaşmada yetersiz olduğunu gören ABD, 12 Eylül sonrasında Özal dönemiyle birlikte hedefe ulaşmak için ekonomi ve siyaset dünyasının şekillendirilmesi, etnik ayrımcılık ve din profilli argümanları kullanma yolunu tercih etmiştir” diye konuştu.

BU SALDIRI TSK ÜZERİNDEN TÜRK MİLLETİ VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNE YAPILMIŞTIR

“Ilımlı İslam dayatması ve Ortadoğu Coğrafyasını” yeniden şekillendirmek üzere geliştirilen proje ve çalışmalarda Türkiye Cumhuriyetinin temel değerleri olan “ulus devlet, üniter ve laik devlet” yapısının yıkılmasının hedeflendiğini bildiren Ersöz, “Bunu sağlamak için bölücü örgüt ve siyasal uzantıları ile bazı cemaat yapılanmalarını kullanarak yürümüşlerdir. Cemaat yapıları içinde de bugün terör örgütü olarak hakkında iddianame hazırlanan Gülen grubunun siyaset, ekonomi ve devlet yapılanmasında ihtiyaç duyduğu maddi manevi tüm destekler verilmiş, önü açılmıştır. TSK öncelikli hedef seçilmiştir. Bu saldırı gerçekte TSK üzerinden Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyetine, devletine yapılmıştır. Siyaset ve bürokrasi üzerinden TSK Komuta kademesi dezenformasyona tabi tutulmuştur. Bu çalışmalarda ne yazık ki, MİT içindeki bazı unsurlar da Emniyet içindeki bu unsurlarla işbirliği yapmıştır” ifadelerini kullandı.

İMRALI CANİSİ TARAFINDAN TUTUKLANMAM İSTENDİ

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde yurtiçi ve yurtdışında çeşitli görevlerde 30 yıl başarıyla hizmet ettiğini söyleyen Ersöz, “Her iki tehdit odağıyla mücadelede yasal zeminde kalarak görev ve sorumluluklarımı etkin bir şekilde yerine getirdim. Bugün ülkenin temel sorunlarından olan terör sorunun çözülmesi konusunda rahmetli şehit generaller Eşref Bitlis, Hulusi Sayın, İsmail Selen ve Bahtiyar Aydın ile çalıştım. Şırnak, Diyarbakır illerinde ikişer kez görev yaptım. Bugün siyaset sahnesinde yer alıp ‘vatandaşları yönlendirerek askerin köy yaktığını ileri sürerek devleti şikayet eden, halkı isyana teşvik eden o bölgedeki siyah cübbeli kişiler’ hakkında yasal işlem yaptırdım. Yıllarca peşinden koştuğumuz Bölücü başı caninin hapsedildiği İmralı Adasının sorumluluğunu üstlenmekte hayatın ayrı bir cilvesiydi. Cani tarafından şikayet edilen ve tutuklanması istenilen devlet görevlileri içinde yer aldım. Hakkımda, gizli yalancı tanık beyanları ve malum medyanın yayınları üzerinden çeşitli soruşturma ve davalar açıldı” şeklinde konuştu.

CD’LERLE YAPILAN SAHTECİLİK

Bu davayı kurgulayan polis ve yargı mensuplarının, kişi ve kurumları birbirine irtibatlamak için Ergün Poyraz ve İşçi Partisi üzerinden hareket ettiklerini bildiren Ersöz, “Ergün Poyraz 28 Temmuz 2007’de gözaltına alınmış ve yukarıda açıkladığım iki sahtecilik olayı üzerinden bana ulaşmak istenilmiştir. Yetinilmemiş, 21 Mart 2008 tarihinde İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada sahte CD’ler yerleştirilerek Ergun Poyraz’a, şahsıma, bizler üzerinden de Jandarma personeline ulaşılması planlanmıştır. İstanbul Emniyetinin durum tespiti olarak yazdığı ‘diğer dokümanlarda adımın geçtiği ve örgütün toplantılarına katıldığım’ yalanı Parti Merkezine yerleştirilen CD’ler de yapılan sahteciliğe dayanmaktadır” açıklamalarını yaptı.

Bu Haberler ilginizi Çekebilir...

Özcan Yeniçeri: Referandumu kim kazanacak?

İktidar ve iş birlikçileri referandum sonuçlarını şimdiden ilan etmiş durumdalar. Kimisi siyasi partilerin aldıkları oyları …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir