24 Ağustos 2017 , Perşembe
Ana Sayfa / Gündem / Dünyayı getirdiğimiz nokta: Mahkeme kararı yok Ermeni soykırımı yok!

Dünyayı getirdiğimiz nokta: Mahkeme kararı yok Ermeni soykırımı yok!

Birer gün arayla Danimarka Meclisi ve arkasından Fransa Anayasa Konseyi kararları geldi. Bu kararlar, Avrupa’da 1915 olayları konusundaki yeni iklimi yansıtıyor. Yeni iklimi, yalnız yargı kararlarında görmüyoruz. Hukuk öğretisi de bu iklimde hayat buluyor. Avrupa üniversitelerinin hukuk ve siyasal bilgiler fakültelerinde AİHM Perinçek-İsviçre Davası okutuluyor. Seminerler, doktora dersleri düzenleniyor. Yargının ve hukuk öğretisinin buluştuğu görüş şöyle özetlenebilir: Mahkeme kararı yok. Ermeni Soykırımı yok.
Avrupa yargısını ve Avrupa hukuk öğretisini en sonunda bu hukuk gerçeğine getirdik: Herhangi bir eylem hakkında yetkili mahkeme hükmü olmadan, soykırımdan söz edilemez. Parlamentolar, hükümetler, üniversiteler, belediyeler vb, soykırım kararı alamaz. Soykırım suçunun işlendiğine karar vermeye yetkili merci, eylemin gerçekleştirildiği ülkenin yetkili yerel mahkemesidir ya da Uluslararası Adalet Divanıdır.
DÜNYA ÖĞRENDİ TÜRKİYE HALA ÖĞRENMEDİ
AİHM  2. Dairesinin Perinçek-İsviçre Davasındaki 17 Aralık 2013 günlü kararı ve AİHM Büyük Dairesinin 15 Ekim 2015 günlü kararı artık dünyanın her yerinde geçerlidir. İsviçre Federal Mahkemesi de 25 Ağustos 2016 tarihli kararıyla Perinçek hakkındaki mahkumiyet kararını kaldırdı.
Güzel de, en son Danimarka Hükümeti ve Parlamentosu ile Fransa Anayasa Konseyi’nin de kabul ettiği hukuk, ne yazık ki Türkiyemizde bilinmiyor. Çünkü AİHM’nin Perinçek-İsviçre Davasında verdiği kararlar yeterince incelenmedi ve daha önemlisi elde edilen hukukî ve siyasî mevziler saptanmadı. Hükümet, Dışişleri Bakanlığı, diğer devlet kurumları ve  kamuoyu da bu soruyla pek ilgilenmiyorlar. En önemlisi uluslararası düzlemde bu davanın kazanımlarına dayanarak çalışma yürütülmüyor.
AİHM KARARLARIYLA HÜKME BAĞLANAN HUKUKİ GERÇEKLER
AİHM 2. Dairesi, AİHM Büyük Dairesi ve İsviçre Federal Mahkemesi, uluslararası hukuk açısından şu tarihsel saptamaların altına mührü vurmuştur:
1. Soykırım, bir hukuk kavramıdır, bir suç tanımıdır. AİHM, soykırım tanımına girmekle, aslında 1915 olaylarının hukukî nitelemesini ele almıştır. Başka deyişle, Ermeni soykırımı var mı yok mu konusuna girmiştir. Soykırım kavramı, hukuki bir kavramdır, günlük dilimizdeki kırım, katliam, karşılıklı kırım gibi kavramlardan farklıdır. Sıradan insanlar ve kurumlar, bir eylemin kırım veya katliam veya karşılıklı kırım olduğu konusunda fikir yürütebilir. Ancak “soykırım” olduğuna hükmedemezler.
2.Soykırım suçunun varlığına, yetkili mahkeme karar verir. Soykırım hükmünde bulunmaya bırakalım parlamentoları, herhangi bir mahkeme bile yetkili değildir. BM 1948 Soykırım Sözleşmesi’ne göre, ancak suçun işlendiği ülkenin mahkemesi veya yetkili Uluslararası Ceza Mahkemesi, soykırım suçunun işlendiğine hükmedebilir. AİHM, bu açıdan kendisinin de soykırıma hükmetme yetkisine sahip olmadığını belirlemektedir.
3. Soykırım suçunu, hükümetler veya kurumlar veya milletler, başka deyişle tüzel kişiler ve topluluklar işlemez.Soykırım suçunu, tıpkı adam öldürme, yankesicilik veya hırsızlık suçlarında olduğu gibi bireyler işler. Suça katılmak da bireysel bir eylemdir. Bu nedenle Osmanlı Devleti veya Türkiye Devleti veya hükümetleri veya Orduları gibi tüzel kişilerin ve kurumların “soykırım suçu işlediği” gibi iddialar, Ceza Hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmaz.
4. 1915 olaylarında soykırım işlendiğine dair yetkili mahkeme kararı yok.Ceza Hukuku, bireylerin suç oluşturan eylemleriyle ilgilenir. 1915 yılında işlenen eylemlerin soykırım suçunu oluşturduğuna ilişkin bugüne kadar alınmış bir yetkili mahkeme kararı yoktur. O nedenle “Ermeni soykırımı” iddiaları, bütünüyle hukuk dışıdır. Soykırımın bir suç tanımı olduğu saptandığı an, 1915 olaylarında böyle bir suç işlenmediği de saptanmış olur. Çünkü yetkili Türk mahkemesinin veya yetkili Uluslararası Ceza Mahkemesinin bu yönde bir kararı bulunmuyor.
5. Herhangi bir parlamento, hükümet, belediye, üniversite, akademik kurum, dernek, toplantıvb, 1915 olaylarında “soykırım yapıldı” yargısında bulunmaya yetkili değildir.Bu tür kararlar, uluslararası hukuka aykırıdır. Hepsi siyasal amaçlı kararlardır.
6. 1915 olayları “Holocaust” diye anılan Yahudi soykırımından farklıdır, aynı sınıflamaya konamaz.Bilindiği gibi Yahudi Soykırımı, yetkili mahkeme kararıyla hükme bağlanmış tek soykırım suçudur. Oysa 1915 olayları hakkında bir yargı kararı bulunmuyor.
7. 1948 yılı öncesindeki eylemlerle ilgili olarak soykırım suçu işlendiği hükmü verilemez.Çünkü soykırım suçu, 1948 yılında Birleşmiş Milletler  Sözleşmesi’yle kabul edildi. 1948 yılı öncesinde “soykırım” diye bir suç tanımı yoktu. Kanunsuz suç olmaz ilkesi, çağdaş Ceza Hukukunun temelidir. Hiç kimse 1948 öncesi eylemleri nedeniyle soykırım suçundan mahkûm edilemez.
8. Doğu Perinçek, Ermenilere karşı bir aşağılama ve nefret söyleminde bulunmuyor.AİHM kararlarına göre, Doğu Perinçek, Ermeni soykırımı yalanını emperyalistlerin uydurduğunu söylüyor, Ermenileri değil, emperyalistleri hedef alıyor. Ayrıca Perinçek’in kimliği ve kişiliği de nefret ve aşağılama eylemine uygun değildir.
9. Bir tarih konusu olarak 1915 olaylarının tartışılması özgürlüğü güvence altındadır. Ancak mahkemelerin yetkisini gasp etme özgürlüğü yoktur.Tarihçilerin ve herkesin 1915 olayları konusunda istediği görüşü açıklama özgürlüğü vardır. Ancak 1915 olaylarının soykırım olup olmadığı konusunda, kendisini yetkili mahkeme konumuna oturtup hüküm verme yetkisi yoktur. O nedenle tartışma ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, 1915 olaylarında ne oldu, nasıl ve niçin oldu konusundadır. Bununla birlikte hiç kimse mahkemenin yerine geçip “1915’te falanca kimse soykırım suçunu işledi” diye hüküm kurma özgürlüğüne sahip değildir. Mahkemelerin yetkisini gasp etme özgürlüğü yoktur. Parlamentolar, hükümetler, üniversiteler vb, 1915 olayları konusunda “soykırım” hükmü veremezler. Hukuka göre, böyle bir özgürlük yok!
Yukarda dokuz maddede özetlediğimiz hukukî görüş, üç yıl öncesine kadar bizim görüşümüzdü. AİHM kararlarından sonra uluslararası yargı görüşü oldu. Bu saptamalar, artık dünyanın geldiği yeri özetliyor.
AİHM KARARLARIYLA KAZANDIĞIMIZ HUKUKİ MEVZİ
AİHM’nin Perinçek-İsviçre Davası kararları, elbette öncelikle düşünceyi açıklama özgürlüğünü güvence altına alıyor. Çünkü bu dava İsviçre devletine karşı düşüncenin açıklanmasını cezalandırdığı için açılmıştı. Doğu Perinçek’in talebi düşüncenin açıklanması özgürlüğüne dayanıyordu. AHİM, bu talebi haklı buldu. Artık Avrupa’da herkes Ermeni soykırımı yapılmadığını, ceza korkusu olmadan açıklayabilecektir. Bununla birlikte AİHM Davasında  yalnızca “Ermeni soykırımı yalandır” deme özgürlüğü kazanılmadı.Çok daha önemlisi, “Ermeni soykırımı” iddiası artık Avrupa’da hukuken geçerli değildir. 12 yıllık mücadele sonunda Avrupa’da kabul edilen şudur:
Ermeni soykırımı suçunun işlendiği konusunda yetkili mahkeme kararı yok. Bu nedenle “Ermeni soykırımı” yok.
Doğu Perinçek
Vatan Partisi Genel Başkanı

Bu Haberler ilginizi Çekebilir...

Özcan Yeniçeri: Referandumu kim kazanacak?

İktidar ve iş birlikçileri referandum sonuçlarını şimdiden ilan etmiş durumdalar. Kimisi siyasi partilerin aldıkları oyları …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir