Çrş07232014

Son Video Haber02:53:56 PM

İşte! En Son Çıkan Kitaplar...

İşte okurların beğenisine sunulan, ulusalportal.com'un size tavsiye ettiği en son kitaplar ve yeni kitapların konusu hakkında bilgiler: (Güncelleme: Ekim 2013)

 

Dön Kardeşim! İktidar-Medya İlişkilerinin Perde Arkası - Mustafa Mutlu

Aydınlık gazetesi yazarı Mustafa Mutlu, “gazetecilik macerasını” ve “Vatan’dan kovulma öyküsünü” kitaplaştırdı. Gazeteci Mutlu, Kırmızıkedi Yayınevi'nden çıkan kitabında medya dünyasında tartışma yaratacak anılarını da kaleme aldı.

Devrim Ayetleri -  Eren Erdem

Abdestli Kapitalizm, Şeytan Evliyaları ve toplatılması istemiyle dava açılan Nurjuvazi isimli kitaplarıyla bilinen Erdem, Devrim Ayetlerinde yine ezber bozuyor. (Ayrıntı için Tıklayın)

Gizli Tanıdık - İlhan Taşcı

Araştırmacı gazeteci İlhan Taşcı, binlerce sayfalık dava dosyaları, belgeler ve “çok gizli” resmi yazışmalar ışığında hazırladığı yeni kitabı “Gizli Tanıdık-Kim Bu Gizli Tanıklar, Ne Anlatıyorlar?”

Türkiye'yi Sarsan 30 Gün - Gezi Direnişi - Prof. Dr. Emre Kongar- Aykut Küçükkaya

Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Prof. Dr. Emre Kongar ile araştırmacı gazeteci Aykut Küçükkaya'nın birlikte hazırladığı "Türkiye'yi Sarsan 30 Gün - Gezi Direnişi' isimli kitap, PEN Türkiye tarafından ayın kitabı seçildi.

Cemaat isterse - Çağdaş Ulus

"Çağdaş'ın kitabında, kendini hiç beklemediği bir anda cezaevinde bulan gencecik bir gazetecinin yaşadıkları anlatılıyor.
Bu kitabı herkese öneriyorum!" (Mustafa Mutlu)

Quo Vadis İstanbul?
(Bir Kentin 20 Yıllık Tarihi ve Bugünü) - Atillâ Dorsay

“Tayyip Erdoğan o parka bir yapı kondurmanın hayalini hep kurdu. Değil miydi ki biz aydınlar, ‘elitler’ ve ‘beyaz Türkler’ olarak onun büyük cami projesine taş koymuştuk; o da yıllar sonra bile olsa, bunun intikamını almaya kararlıydı. Çamlıca tepesine cami projesini, hem de sağ kanattan önemli bir yazarın ‘rövanşist-intikamcı’ diye nitelemesi boşuna mıydı? Bu intikamcı tavır, onun peşini hiç bırakmadı ve politikacı kariyerine damgasını vurdu. Ne yazık... Hem o, hem de bizler için...”

17 Mayıs 2006
9:45 (DANIŞTAY’DAN ERGENEKON’A BİR SUİKASTIN İÇYÜZÜ) -
Oktay Yıldırım

Yalan çoktur ve çoğaltılabilir; oysa hakikat tektir ve güçlüdür.
Bu kitapta hakikatin gücüne tanıklık edeceksiniz.”

Türkiye Solunun Yurtseverlik Sınavı -  Kemal Okuyan

Türkiye Solu ve PKK -  Doğu Perinçek

- Millî meseleye yaklaşım nasıl olmalı?
- Emperyalizm çağında millî meselenin esasları nelerdir?
- Millî hareketlerin ilericiliğinin ölçütleri nelerdir?
- Öcalan Suriye'den neden çıkarıldı?
- Öcalan'ın siyasi zikzaklarının anlamı nedir?
- PKK'nın AKP ile işbirliği ne anlama geliyor?
- Türkiye, gerçekten barış sürecinde mi?
- PKK ve Apo'nun Batı ve AKP ile gizli görüşmeleri neleri kapsıyor?
- PKK neden işbirlikçi sermaye ve Fethullah Cemaati ile kol kola yürüyor?
- PKK'da liderlik sırları nelerdir?
- Devrime hangi yoldan gidilir?

Diren Gezi -  Zeki Özkorkmaz

Gezi Günlükleri -  Derleme  Yazılama Yayınevi

Ulusal Devletin Yıkımı ve Sol Tavır - Jürgen Elsasser

Devrim-Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun Kuruluşu ve Kısa Mücadele Öyküsü -  A. Tuncer Sümer

"Ayakları yerden kesilip emperyal özlemlerle yanıp tutuşan bir siyasi iktidar da, işbirlikçiliği kafasını dahi kaldıramayacak
kadar genetik bir sorun haline gelen, korkak bir devlet de aynı yurtsever duruşu gerektirir:"

KARDEŞİMİN HİKÂYESİ - Zülfü Livaneli

"Kardeşimin Hikâyesi, Zülfü Livaneli’nin bilgisini, hayal gücünü, yeteneğini ve yüreğini bir kez daha ortaya koyuyor...

İnsana dair çok şeyi öğreten bir kitap bu...

Kesinlikle okumanızı öneriyorum." (Mustafa Mutlu)

ÖDÜLÜ DE BALYOZ OLDU - Nefise Aslan

"Bir süre sonra o şehit babasının elinde madalya ile beni aradığını gördüm.

‘Aman kızım, al emanetini’ dedi bana...

‘Madalyam emin ellerde, bugün siz taşıyın’ dedim yeniden...

‘Yok kızım, seni bir daha bulamazsam çok üzülürüm’ diyerek madalyayı tutuşturdu elime. Vedalaşıp ayrıldık.

O sırada ikinci parti biber gazını da afiyetle yedik. Eee, teröristtik ya!

O gün orada benimle birlikte biber gazını yiyen teröristler, şehit babası, şehit kardeşi ve gazi eşiydi...

Bizim gibi insanlardı."

Yalandan kim ölmüş - Orhan Baykal-Uğur Dündar

Kolay okunan, güldüren ve düşündüren bir kitap Yalandan Kim Ölmüş?

Yaz tatiline giderken yanınıza alacağınız kitaplar arasında olmalı...


SİNTİNENİN DİBİNDE - Emin Karaca

Emin Karaca, ilk baskısı 2000’de yapılan bu kitabında Osmanlı’dan bu yana baskı gören ve maddeten olmasa da manen “sintine”ye atılan aydınların çektiklerini anlatıyor...



BÜYÜK KÜRDİSTAN BÜYÜK İSRAİL
(Gaflet ve ihanetin uzun öyküsü) - Altemur Kılıç

“ABD, alttan alta hep desteklediği Apo’yu neden yakaladı ve Türkiye’ye teslim etti? Kendi teröristlerini cayır cayır idam ettiği halde, neden Apo’yu bize teslim ederken ‘idam edilmemesini’ şart koştu?”



ÖLÜ AKREPLER ZAMANI / YAĞMUR BEKLEYEN KADINLAR
(Kötüler Mahallesi 1-2) - Mehmet Faraç

Klasik öykü kalıbından çıkarak yazılan bu öykülerde çoğu zaman “nefis bir röportaj” tadı alıyorsunuz.

Bildiğiniz tek şey, anlatılan hiçbir şeyin “kurgu” olmadığı...


KARDAK’TA KAHRAMAN HASDAL’DA ESİR - Ali Türkşen

“Kurgusu 1990’lı yılların sonlarında yapılan, 12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye’de hayata geçirilen komplo, Türkiye’nin bugün geldiği durum itibarıyla amacına ulaşmış gözüküyor."


ÖRGÜT PAZARI
(Sol-Sağ Örgütler, Kürtçülük ve Tarikatlar) - Saygı Öztürk

"1970’li yılların başından başlayarak ülkemizdeki gizli örgütleri, özellikle Genelkurmay’ın “çok gizli belgeler”ine dayandırarak anlatan bu kitap, tüylerinizi diken diken edecek..."

HEDEFTEKİ DONANMA - Cem Gürdeniz


Siz de deniz subaylarımızın yarısına yakınının içeri tıkılmasının gerçek nedenini anlamak istiyorsanız; (dünyaya hangi pencereden bakıyorsanız bakın) bu “bilimsel inceleme” kitabını mutlaka okuyun. (Mustafa MUTLU)

TERÖRLE SINANMAK - Mehmet Bican

“Ülkemin Bir Çakıl Taşını Vermem” Haykırışlarından, “Özgür Kürdistan” Pazarlığına...


DAHA BİLMEDİĞİNİZ NELER VAR! - Doğan Yurdakul

“Biz tutuklandığımızda, ‘Onlar gazeteci değil, terörist. Henüz açıklayamayacağımız, daha sizin bilmediğiniz neler var’ dediler."

Gençler için

Fikrimizin rehberi Gazi Mustafa Kemal - Erol Mütercimler

Bu yeni kitabın 2008’de ilk baskısı yapılan o kitaptan farkı, “gençler için” özel olarak hazırlanması...

Belgelerle 28 Şubat - Saygı Öztürk

"Saygı Öztürk, bu kez de bu konuya el atmış ve 28 Şubat sürecini, bugüne kadar hazırlanan raporlar, yapılan soruşturmalar ve verilen ifadeler ışığında büyüteç altına yatırmış." (Mustafa MUTLU)

Suriye Denklemi- M. Kemal Erdemol

Cumhuriyet Gazetesi dış haberler editörü M. Kemal Erdemol'un analizlerini içeren "Suriye Denklemi" kitabı NotaBene Yayınları tarafından yayınlandı.

"Sanırım tarih de AKP Türkiye'sinin Suriye politikasının ne kadar yanlış, AKP yönetiminin çevresindeki

realiteyi anlamakta ne kadar yetersiz olduğunu yazacak ve bu yanlışın yetersizliğin hem Suriye hem de Türkiye halkına

ne kadar pahalıya patladığını da... Belki de, tarih Türkiye’nin kurtlar sofrasına oturmaya çalışırken, kendini menüde

bulmuş olduğunu da bir dipnot olarak ekleyecek." (Ergin YILDIZOĞLU)

 ELVEDA
“yurduma bahar yaparım, göğsüme taktığım gülleri!” -  İkrami Özturan

“Bu kitap ‘Du bakali n’olcek?’ diyenlere, ellerinde hançer, saplayacak sırt arayanlara, kalemlerinden kin ve nefret damlayanlara, görmez gözlere, işitmez kulaklara, ‘Yetmez ama evet’ diyenlere yazılmıştır.”

BİR İHANETİN ÖYKÜSÜ (HASDAL’DA BİR AMİRAL)- Tümamiral Semih Çetin

Eğer sözüm ona bir çağdaş hukuk devletinde, hayatını devlete adayan insanların uğradıkları ihaneti tüm detaylarıyla, belgelere boğulmadan ve sıkılmadan anlamak istiyorsanız, bu kitap tam size göre...

TİRAJLARIN EFENDİSİ
(Gazeteci Rahmi Turan’ın Roman Gibi Hayatı)- Faruk Mangırcı

Metin Altıok’tan Zeynep’e Mektuplar- Kırmızı Kedi Yayınevi

metin-altiok-mektuplar

Sivas Katliamı’nda aramızdan alınan Şair Metin Altıok’un, kızı Zeynep Altıok Akatlı’ya yazdığı mektuplar.

“Edebiyatımızın “acıya kiracı” şairi Metin Altıok’un, kızı Zeynep’ten çok uzaktayken ona yazdığı mektuplar sadece sevginin ve dindiremediği bir özlemin değil; onun şiirinin de aracısı. Altıok’un mektupları kâh Bingöl’den gönderiliyor, kâh İzmir’den, “sevgili meleğine, biriciğine.” Felsefe öğretmeni olarak atandığı Bingöl’den haberler verirken, iç dünyasının iniş çıkışlarını, sarsıntılarını, sitemlerini yine de en çok özlemini yazıyor Altıok. İçtenlikle yazıyor, ruhunu açıyor, onca uzaklıktan kızına ulaşmaya çalışıyor. Bu mektuplarda bir babanın duyguları, özlemleri olduğu kadar öldürülen Cavit Orhan Tütengil’e ne oldu sorusu da, kendi yaptığı Kibele heykelciklerinin gözaltına alınışları veya Bingöl’ün yoksulluğu da var. Kısacası yalnız kalmış bir şairin dünyası. Şair Metin Altıok’un yanında, baba Metin Altıok’u da tanımak isteyenler için bu mektuplar eşsiz birer ipucu...”

Kitap, gazeteci Tuncay Özkan’ın kızı Nazlıcan Özkan’a ithaf edildi.

'Ölmeyi bilen adam' Muhsin Ertuğrul!- Ayşegül Çelik

Çağdaş Türk tiyatrosunun, sinemasının babası Muhsin Ertuğrul’un yaşamına odaklanan bir anlatı, okurken edebî tatlar alacağınız bir biyografi.

Sarayın İmgeleri/Osmanlı Sarayının Gözüyle Resimli Tarih- Emine Fetvacı

16. yüzyıl boyunca Osmanlı Sarayı'ndaki kimlik oluşumunda resimli tarih kitaplarının merkezi rolü.

Odaların Tarihi - Michelle Perrot

14. Louis'nin saraydaki odasından işçi odalarına, sanatçıların mutsuz ve depresif bir halde kendilerini kapattıkları çalışma odalarından çocuk ve koleksiyoner odalarına kadar odalar hakkında merak edilen her şey.

Che Guavera-Devrim Yoldaşı- Michel Parouty

Che'nin izinde adım adım devrime doğru

ÖLMEZ AĞACIN EVİ- Fatma Gürel

Eğer günümüzün insanı yaşamdan soğutan dertlerinden bir an için kurtulmak istiyorsanız; okuyucusunu geçmiş dostluklara, iyiliklere ve Ege’nin büyüsüne götüren bir kitap.

PROF. DR. MEHMET HABERAL’DAN BELGELER VE GERÇEKLER- Mete Akyol

Sadece “belgeler”den oluşan bu kitap, kindar cehaletle aydınlığın gizli kavgasını da gözler önüne seriyor...

Ve Güneşi Göremedi Şafak- Yazgülü Aldoğan

“Yüzleşme, aşkını yitiren kadının en acılı iyileşme süreci. Neden bitti? Neden gitti? Kime gitti? Onun benden fazla nesi vardı? Benim neyim eksik? Suçum ne? Hele yüzleşen, sorgulayan kadın Şafak'sa...O yüzleşme çok uzun sürer!”

Cenderedeki Medya, Tenceredeki Gazeteci- Ertuğrul Mavioğlu

On yıllık AKP iktidarı döneminde medyanın sermaye yapısındaki dönüşümle birlikte haber politikalarındaki değişim ve muhalif gazetecilerin tasfiye edilme süreci...

ASLANLI YOL’A DOĞRU - Nihat Genç

Tam 29 ayrı makalede, Türkiye’nin ve dünyanın altından girip üstünden çıkıyor.

Eğer onun kaleminden siyasi analiz yazıları okumayı özlediyseniz; bu açlığınızı doya doya bastırabileceğiniz bir çalışma, Aslanlı Yol’a Doğru...

ONLAR İSTİFA BİZİMKİLER İSTİFADE ETTİ - Erdal Poyraz

Yazar Erdal Poyraz, gazetelere, televizyonlara haber olmuş onlarca olayı örnek olarak derleyip, benzer durumlarda diğer ülkelerde verilen siyasetçi tepkisiyle, bizdekileri karşılaştırıyor...

Yeni Bir Bakışla
HEIDEGGER -Barbara Bolt
Çeviren: Murat Özbank | Kolektif Kitap

Heidegger söz konusu olduğunda, genel olarak onun okunması ve  anlaşılması çok zor metinler kaleme aldığı görüşü hakimdir. İşte Barbara Bolt’un bu kitabı Heidegger’e ilgi duyan okurun bu güçlüğü aşmasına yardımcı olacak özgün bir rehber niteliği taşıyor.

Yazar başta sanatçılar ve sanat öğrencileri olmak üzere, sanat ve felsefe ile ilgilenen herkesin onun bakış açısını anlayabileceği bir okuma olanağı sunuyor. Barbara Bolt, Heidegger’in en ünlü çalışması Varlık ve Zaman da dahil olmak üzere, felsefecinin sanata ilişkin en önemli metinlerinin yakın bir okumasını sunarak, günümüzdeki sanat ve sanat endüstrisine nasıl eleştirel bir noktadan yaklaştığını görmemizi sağlıyor. Bunu da Sophie Calle, Anish Cooper ve Anselm Keifer gibi uluslararası sanatçıların işleri üzerinden yapıyor.

KÜLTÜR SAVAŞINDA İLERİ SAVUNMA HATTI- İbrahim Okur

480 sayfalık hacimli bir kitap. Söz konusu kitap altı bağımsız bölümden oluşuyor. Ancak bütün bölümler
aynı bütünün parçaları.

İsteme Adresi: bilgi@ibrahimokur.com
Bilge Kültür Sanat Dağıtım: 02125207253

YANDI İÇİM- Muazzez İlmiye Çığ

Dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, tam 98 yaşında şiir kitabı çıkardı!

ŞEYTANIN TÜRKÇE SÖZLÜĞÜ- Sabri Kaliç

"Orman Kanunu: Ormanları “Şehir yapacağız” diye yok ettikten sonra yaptıkları konut sitelerini “doğadan bir parça” diye reklam eden zihniyetin hukuk anlayışı..."

DEMOKRASİ TRAMVAYI- Nilgün Cerrahoğlu

"Türkiye bundan böyle tanıdığım, doğum büyüdüğüm ülke değildi.

Doğup büyüdüğüm Türkiye ne kelime... On yıl önceki ülke değildi."

O MEKTUBU YAZAN BENDİM- Mustafa Balbay

Balbay aldığı mektuplardan geniş bir yelpazeyi size gönderiyor.

Mektubunuz var. Anlatılan hepimizin hikâyesidir...

UÇURUMUN KENARINDA DIŞ POLİTİKA - Onur Öymen

Son on yılda izlenen dış politikayı neden-sonuç ilişkisinde analiz eden Öymen, çok ciddi saptamalarda ve uyarılarda bulunuyor.

Dış politikayla ilgilenmeseniz bile, “Nereye gidiyoruz?” kaygısı yaşıyorsanız, okumanız gereken bir kitap...

ÖMRÜMÜN SON HÜKMÜ - İlhan Taşcı

İlhan’ın bu romanının, ülkemizdeki toplumcu gerçekçilik akımının parmakla gösterilecek başarılı ürünleri arasında yer alacağına eminim.

Dili temiz, temposu hızlı, okurken merak uyandıran, anımsatan ve bilgilendiren bir çalışma...

ÇETE - Aziz Kocaoğlu

Bu kitap Türkiye’de savcıların iddianame hazırlama tekniği ile “iddianın değil, suçsuzluğun kanıtlanması” gibi çağdaş hukuka aykırı bir yargılama mantığını da gözler önüne seriyor...

AKl-I KEMAL (ATATÜRK’ÜN AKILLI PROJELERİ, 3. CİLT) - Sinan Meydan

Cumhuriyet’in kurulduğu gün doğanlar bile bugün 89 yaşında... Yani o yıllarda yoksulluğu, çaresizliği gören ve buna karşın yaratılan mucizeye tanık olan kimse kalmadı aramızda...

Bir tek yazılı belgeler var; onları da okuyan yok denecek kadar az...

O yüzden söylenen her yalana kanıyor, inkâra inanıyor, ihaneti seyrediyoruz.

İşte Sinan Meydan, bu yalanların önünü kesmek ve ihanete dur demek için karınca gibi çalışıyor ve o günleri yazılı belgelerin ışığında önümüze getiriyor.

“Cumhuriyet gerçeğini” anlamak için, bize sadece okumak kalıyor... (Yukarıdaki 5 kitap hakkındaki bilgiler Gazeteci- Yazar Sn. Mustafa Mutlu'ya aittir.)

Urfa’dan Harvard’a - Coşkun Özdemir

‘Doğma büyüme Urfalıyım. 60 yıllık hekimim. Urfa’da başlayan eğitimim Harvard’a kadar uzandı.   Doğru, “Urfa’da Oxford yoktu”,  ama Cumhuriyet Devriminin Urfa’sı, Oxford’da,  Harvard’da okuyan halk çocukları yetiştirmişti.
Bu kitapta ben işte o Urfa’yı yazdım.
Kurtuluş Savaşı kahramanı eniştemiz Kâzım Karabekir’i yazdım. Hastalarım Ruhi Su, T. Zafer Tunaya, Bahri Savcı, Sakıp Sabancı ve diğerlerini yazdım. İ. Doğramacı’yı YÖK’ten atmak isteyen T. Özal’ın  beni alıp göl turuna götürmesini yazdım. 50 yıl süreyle “destanını yazacağım” dediği  Cumhuriyeti bir sabah kalkıp “zulüm düzeni” ilan eden 40 yıllık arkadaşım Yaşar Kemal’i yazdım.
Dostlarım İ. Selçuk, M. Cevdet, A. Nesin, O. Akbal, T. Saylan, A. Erhat, S. Eyüboğlu, H. Çambel, A. İlhan, S. Tanilli, G. Yaşargil, D. Ceyhun, T. Apaydın, A. Binyazar, A. Behramoğlu, E. Atabek, B. Baykam,     O. Bursalı  ile hemşehrilerim M. Faraç  ve İ. Tatlıses’i  anlattım.’

Türk Ordusunda Balyoz - Ergin Saygun
Ergenekon, Balyoz, Andıç nedir?

Saygun'un mahkemedeki son sözü: "Şimdi kuvvet bizde değil ama hak bizimdir!"

E. 1. Ordu Komutanı Org. Ergin Saygun 21 Eylül’de karara bağlanacak olan Balyoz davasındaki bilinmeyenleri yazdı.
Yurduna ve Türk Ordusuna 43 yıl sadakatle hizmet etmiş olan Saygun’un kaleminden Türkiye’yi tehdit eden Balyoz…
Ergenekon, Balyoz, Andıç nedir?
Ergenekon, Balyoz davalarının imal edilme sürecinde işlenen suçlar Balyoz’un medya ayağı
Balyoz’un “dış” ayakları
Türkiye’nin bölge merkezli dış politikasına
ABD, NATO, AB ve İsrail çalımları
Terörle mücadelede doğrular ve yanlışlar

İlkel Asiler
19. ve 20. Yüzyıllarda Toplumsal Hareketin Arkaik Biçimleri Üzerine İncelemeler-
Eric J. Hobsbawm

Eric J. Hobsbawmın klasikleşmiş eseri İlkel Asiler, köylü isyanlarından binyılcı hareketlere, mafiaya, İspanyol anarşizminin isyancılığı ile köylü tasavvurlarına, İtalyan...

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu- Stefan Zweig

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920li yılların ilk yarısında kaleme aldı.

Bir Tutkunun Dile Getirilme Biçimi- Necati Tosuner

Necati Tosuner BİR TUTKUNUN DİLE GETİRİLME BİÇİMİ'nde sadece tutkunun değil, anıların, süren gerçeğin ve insanın kendisinin de dile getirilmesi biçimini anlatıyor. Anıları...

İnci- John Steinbeck

Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen John Steinbeckin çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları...

Ölü Kelebeklerin Dansı- Hüsnü Arkan

Ölümümün on altıncı gününde anılarımı yazmaya karar verdim ben. Öldükten sonra karşılaştığım insanlar, anılar evinde gezinmenin bir ölüye hiçbir yarar sağlamayacağını...

Yedinci Gün- İhsan Oktay Anar

Çizgilerin kürelere, zamanın sonsuzluğa, sonsuzlukların da hayâllere dönüştüğü bir hikâyedir bu. Sıradan insanların sıra dışılığı, bilinen hikâyelerin düşlere...

Aşka Ağlayan Derviş Yunus Emre-  Mahmut Ulu

Ölümlünün ölümlüye aşkı, rüzgarda kuma yazı yazmak gibidir Bütün dünyadan vazgeçtim, ahiret gözümde kalmadı. Ölmeden evvel ölüp, kanımı nefesime helal ettirdim. Aşk ile...

Dönüş- Victoria Hislop

Elhamranın görkemli kuleleri altında, Granadanın arnavut kaldırımlı sokakları müzik ve sırlarla dolup taşıyordu. Sonia Cameron şehrin sarsıcı geçmişi hakkında hiçbir şey...

Kritik ve Kriz
Burjuva Dünyanın Patolojik Gelişimi Üzerine Bir Katkı- Reinhart Koselleck

İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin önemli Alman tarihçilerinden Reinhart Koselleck'in bu eseri, Aydınlanma üzerine yapılan çalışmalara özgün bir katkı niteliği taşır....

Soğuk Yatak- TÜLAY FERAH

Tülay Ferah'ın son romanı 'Soğuk Yatak' Altın Bilek Yayınları'ndan çıktı. Ferah, romanında boşanma sürecinde bir kadının yaşadığı travmaları anlatıyor. 

 Tarihsiz yaşanmaz- SEMİH GÜMÜŞ

Çünkü tarih, yalnızca bizden önce yazılan değil, bizim de yazdığımızdır. Dolayısıyla her kuşak tarihi yeniden yazarak kendi tarihini tercüme eder

 Dokunmadan anlayamazsın! - MURAT ÖZER

Howards End'in sınıflar arası geçirgenliğe vurgu yapan atmosferi, James Ivory'nin uyarlamasında, Emma Thompson ve Anthony Hopkins'in de katkılarıyla aynen beyazperdeye yansır

 Veda ederken... - SİBEL DOĞRU

Enginar Kalpler, bir büyükanne ile torun arasındaki sevginin insanı nasıl şekillendirebileceğini gösteriyor

 Aradı ve hiç yılmadı - GÖRKEM YELTAN

Filiz Özdem'in küçük baykuşu yalnızlıktan canı sıkılmış, umutsuzluk içinde, "Çok yalnızııııım!" diye bağırdığında sesi karşıki dağda yankılanır

 AKP'nin hareket biçimi - KEREM ÖKTEM

Another Empire?, Türkiye'nin son on yılda çarpıcı bir şekilde görünürlük kazanan dış politikasını mercek altına alıyor

 Odadaki filin üstüne diyaloglar - TUBA PARLAK

Sara Thornton, "çağdaş sanat sevenler" ve "ben burada sanat falan görmüyorum diyenler" olarak iki kutupta toplanan tarafların her ikisinin de kendi haklılıklarını muhasebe etmelerini sağlıyor

 Kurum tarihinden kültürel tarihe - HASAN BÜLENT KAHRAMAN

Oğuz Erten'in hazırladığı, üç büyük ciltten oluşan, Türk Sanatına Yön Veren Sergiler ve Yahşi Baraz'ın Büyük Sergileri sadece bir galeri ve galerici tarihi değil, bir önemli kültürel tarih çalışması

 Sanat, din ve iktidar - A. ÖMER TÜRKEŞ

Sanatsal yaratımla bireysel özgürlük arasındaki ilişkiden yola çıkan Turquetto, sanatı bahane ederek bireysel özgürlüklerin önüne dikilen dini inançları ve sınıfsal eşitsizliği meşrulaştırmak için dini kullananları teşhir eden bir anlatı

 Sultan Abdülaziz ve 'Yahşi Batı'... -  AYCA YILMAZ

Kol kuvvetini ölçmeye yarayan dinamometreye 'Türk kafası' adını vermişler! Bizimkiler bu isime fena halde alınmışlar, amma, alet önüne Osmanlı padişahının geleceğini kim nereden tahmin etsin?

  AYDINLIK TÜRKİYE İÇİN MÜCADELE

Cumhuriyet rejiminin bir karşı devrim tehdidiyle yüz yüze olduğu iddiasının gerekçelerini merak ediyorsanız, yazar bunun için size oldukça bol veri sağlıyor.

Türü: İnceleme
Yazarı: Mehmet Emin Kunt
Yayınevi: Pupa Yayınları
Baskı tarihi: Haziran 2012
Sayfa sayısı: 207
Fiyatı: 12 lira
İnternet (İdefix) fiyatı: 10.2 lira


ORUÇ BABA’DAN AFORİZMALAR

Hüsmüllü’nün bu kitabı çeşitli konulara göre tasniflenmiş binlerce “özdeyiş”ten oluşuyor.

Ama o, özdeyiş ya da vecize gibi sözler yerine yabancı bir sözcük olan aforizmayı seçmiş... Gerekçesini şöyle açıklıyor:

“Çünkü diğerleri oldukça iddialı geldi...”

Türü: Özdeyiş
Yazarı: Ömer Faruk Hüsmüllü
Yayınevi:P Kitap
Baskı tarihi: Ağustos 2012
Sayfa sayısı: 155
Fiyatı: 10 lira
İnternet (İdefix) fiyatı: 8.5 lira


DÜN VE BUGÜN (GEÇMİŞTEN GELECEĞE...)

Klasik asker kitaplarından farkı ise; Bölügiray’ın, eski silah arkadaşlarıyla yaptığı sansasyonel sohbetlere yer vermiş olması...

Türü: Tanıklık
Yazarı: Em. Korgeneral Nevzat Bölügiray
Yayınevi: Togan Yayıncılık
Baskı tarihi: Ağustos 2012
Sayfa sayısı: 357
Fiyatı: 18 lira
İnternet (İdefix) fiyatı: 15.3 lira

SÜRÜCÜ

Danimarkalı yönetmen Nicolas Winding Refn'in yakın zamanda sinemaya da uyarladığı ve bu filmle 2011 Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülüne değer görüldüğü James Sallis'in kara romanı 'Sürücü', karanlığını ve vahşetini okuyucuya sakınmadan sunuyor.

'Maraton'da Sona Doğru!

maratonda-sona-dogru

Mustafa Mutlu, bu kitapta ülkemizde daha önce hiç denenmeyen bir şeyi gerçekleştiriyor. Bir gazeteci için pek de kolay olmayan bir işe soyunuyor ve yıllar önce yazdığı yazılarla hesaplaşıyor...

"Sahibinin sesi değil kendi sesi" olan yazar; iz bırakmış yazılarının peşine takılıyor ve ilk kez bu kitapta yayımlanan yüzlerce yeni yazıyla bugün gelinen noktayı gözler önüne seriyor...

Yazar elinizdeki kitapta gazeteciliğin olmazsa olmazlarından "fikr-i takip"teki ustalığını sergiliyor ve hem yazılarıyla hesaplaşıyor hem de her zamanki gibi hesaplaşma yazılarına devam ediyor.

Ali Sirmen, Altan Öymen, Ayşenur Arslan, Bekir Coşkun, Can Ataklı, Emin Çölaşan, Enver Aysever, Ferda Volkan Mutlu, Güngör Mengi, Güngör Uras, Hıfzı Topuz, Mehmet Faraç, Mehmet Tezkan, Mehmet Y. Yılmaz, Melih Aşık, Nail Güreli, Necati Doğru, Nedim Şener, Oktay Ekşi, Orhan Erinç, Saygı Öztürk, Sedat Ergin, Selahattin Duman, Sinan Meydan, Şükran Soner, Tufan Türenç, Ümit Zileli ve Zülfü Livaneli'nin Sunuş yazılarıyla...

HOŞÇA KAL KÜÇÜK

Tarık Dursun K.
Resimleyen: Canan Barış
Can Çocuk
2012
192 sayfa
20 TL.
‘Hoşça Kal Küçük’, ‘Kırmızı Otobüs’ten sonra, Tarık Dursun K. imzasını taşıyan Can Çocuk’tan yayımlanan ikinci çocuk kitabı. Tarık Dursun K. bize bu kitapta da harika bir ziyafet sunuyor.

MAVİLİĞİN SONUNDA

Carme Riera, çeviren:
Suna Kılıç, Alef Yayınları,
roman, 358 sayfa
Carme Riera, Katalan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Riera’nın Türkçeye henüz çevrilen, 1994 tarihli romanı ‘Maviliğin Sonunda’ da, dinsel inançları nedeniyle tehlikeli bir yolculuğa çıkan bir grup insanın hikâyesini anlatıyor. Mallorca’da yaşayan bir grup Yahudi, Hıristiyanlığa dönmüş görünseler de, gizliden gizliye eski inançlarının gereklerini yerine getirmektedir. Fakat engizisyon mahkemesinin artan baskıları, onları korkutmaktadır. Yahudiler, engizisyon mahkemesince tutuklanacakları korkusuyla, 7 Mart 1687 günü gemiyle Mallorca’yı terk edip tehlikeli bir yolculuğa çıkacaktır.

AYKIRI KADINLAR

Hüseyin Aykol, İmge Kitabevi, kadın, 231 sayfa
Türkiye ’de hız kazanan kadına yönelik şiddet, geleceğe dair iyimserliğimize büyük darbe vuruyor. Bu dönemde yükselişe geçen muhafazakârlığın, bir özne olarak yer almaya çalışan kadını, toplumsal ve siyasal alandan yalıtmaya, silmeye çalışması bunun önemli nedenlerinden. Hüseyin Aykol, bu konudaki ümitsizliğimizi bir nebze de olsa kırabilecek ‘Aykırı Kadınlar’da, Osmanlı’dan günümüze devrimci bir dizi kadının portresini karşımıza çıkarıyor. Kitap, aslında toplumsal mücadelenin kadınlarla dolu olduğunu, ama “erkek tarihin” onları ya görmezden geldiği ya da kısa ve önemsiz bir biçimde naklettiği gerçeğini yeniden hatırlatıyor.

HER ŞEYİ İSTİYORUZ

Nanni Balestrini, çeviren:
Ufuk Soyer, Deniz Erenuluğ Bovo, Otonom Yayıncılık, roman, 180 sayfa
Nanni Balestrini’nin, 1970’li yıllar İtalyan edebiyatının önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen ‘Her Şeyi İstiyoruz’u, FIAT fabrikasındaki bir direnişin epik bir hikâyesini sunuyor. Güney İtalya ’dan gelerek Torino’daki FIAT fabrikasında çalışmaya başlayan bir işçinin hikâyesi üzerinden ilerleyen roman, başkahramanının devasa şehir Torino’yu keşfedişini, bu şehirde örgütlenmiş kapitalist baskı ve zulmü yerinde gözlemlemesini, oluşmakta olan proleter toplulukla ilişkiye geçmesini, fabrikada başlayan direnişe aktif bir şekilde katılışını ve işçi ayaklanmasında karşılaştığı karakterlerle arasında yaşananları anlatıyor.

NOVUM ORGANUM

Francis Bacon, Say Yayınları, felsefe, 360 sayfa
Francis Bacon, tümevarımcı mantığı epistemolojinin temeli olarak değerlendirip Skolastiğe karşı Aydınlanma’dan daha önce eleştirilere girişmişti. Bacon bu yönüyle, Yeni Çağ felsefesinin ve bilimsel ampirizmin kurucusu kabul ediliyor. Marx’ın “İngiliz materyalizmi ile tüm modern deneysel bilimin gerçek atası” dediği Bacon ‘Novum Organum’da, “tabiat”ı anlayan ve ona hükmeden insan dünyasına dair gözlemlerine yer veriyor. Güç ile eşanlamlı olan bilgiyi elde etmek için “tabiat”ın kanunlarına uyulması gerektiğini söyleyen Bacon, modern düşüncenin ve bilimsel bilgiye ulaşmanın en önemli kaynaklarından birine imza atıyor.

GENÇLİĞİN MÜCADELESİ VE ÖRGÜTLENMESİ ÜZERİNE

Ö.Oğuz, E. Akdeniz . İ. Bayhan, Evrensel, siyaset, 488 sayfa
Bir dergide yayımlanmış makalelerden yapılan bir seçkiye dayanan elimizdeki kitap, Türkiye ’de iktidarlar tarafından sürekli düşman ilan edilmiş gençliğin, güçlü bir politik özne oluşu gerçeğini yeniden hatırlatıyor. Gençlik mücadelesinin dünü ve bugününe ilişkin değerlendirmeler ile tartışmaların yer aldığı kitap, gençlik hareketinin uzak ve yakın tarihini irdeliyor ve bundan sonuçlar çıkaran bir bölümle başlıyor. Kitapta ayrıca, gençliğin politik, akademik, mesleki, sendikal ve kitle örgütlenmesinin nasıl olması gerektiği tartışılıyor ve Emek Partisi (EMEP) çatısı altında bir araya gelmiş gençlerin deneyimleri sunuluyor.

HANGİ TARİHİN MİRASÇISIYIZ?

Metin Kayaoğlu, Akın Yayınları, tarih, 222 sayfa
Metin Kayaoğlu ‘Hangi Tarihin Mirasçısıyız?’da, tarihi Marksist bir yaklaşımla yeni baştan yorumluyor ve ezilenlerin tarihyazımını inşa etmeye çalışıyor. Kitabında, ezilenlerin tarihsel mirası, devlete karşı tarihsel anarşi, ahilik ve kentsel demokrasi modeli, Fetret dönemi ve Bedreddin ayaklanması, Patrona Halil isyanı, Hikmet Kıvılcımlı’da tarih ve ezilenler, İbrahim Kaypakkaya’nın tarihsel rolü, Doğu’da ezilenlerin eşitlikçi toplum deneyimleri ve ezilenlerin barbarlığı ya da tarihsel devrimciliği gibi konulara odaklanan Kayaoğlu, tarihyazımıyla ilgili Batılı Marksist çevrelerde sürdürülen tartışmalara da katılıyor.

BEN BİR BİZANS BAHÇESİNDE BÜYÜDÜM

Melda Kaptana, E Yayınları, anı, 335 sayfa
Yeni bir baskıyla sunulan
‘Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm’, Melda Kaptana’nın İstanbul ’da başlayıp Paris’e, New York’a ve Stockholm’e uzanan hayatından kesitler sunuyor. İstanbul ’da gerçek bir Bizans bahçesinde dünyaya gelen Kaptana, genç bir Cumhuriyet aydını olarak Paris’te eğitim almış, New York’ta uzun bir süre bulunmuş, geçimini sağlamak için neredeyse sayısız işte çalışmış ve yaşadığı sıkıntılara rağmen hayattan keyif almayı da unutmamış isimlerden. Aynı zamanda Türkiye ’nin ilk sanat galericilerden biri olan Kaptana’nın anıları, Doğu ile Batı kültürünün iyi bir bireşimini sunmasıyla da okunmayı hak ediyor.

İSTANBUL ’A SEYAHAT

Corci Zeydan, hazırlayan: Muhammed Harb, çeviren: Mustafa Özcan, Ark Kitapları, seyahat, 224 sayfa
Arap dünyasında Batı düşünce tarzını savunan Lübnanlı aydın Corci Zeydan, 1900’lü yılların başında İstanbul ’a bir seyahat gerçekleştirmiş. Bu yolculuğa dair izlenimlerini, İttihat ve Terakki yanlısı bir yorumla harmanlayarak bir araya getiren Zeydan, 20. yüzyılın başındaki İstanbul ’un sosyal, kültürel ve siyasî atmosferine dair birçok ayrıntı sunuyor. Okurlarını, İstanbul ’un coğrafi, mimari, demografik durumu, belli başlı eserleri, genel ahlakı, sosyal durumu ve kadınlarının toplumsal konumu gibi yönleriyle değerlendiren yazar, İttihat ve Terakki partisinin belli başlı yöneticilerine dair önemli bilgiler de veriyor.

ÇARIN LANETİ

Jasper Kent, çeviren: Samim Sakacı, Can Yayınları, roman, 547 sayfa
Jasper Kent’in ‘Çarın Laneti’, Rus tarihiyle vampir hikâyelerini buluşturduğu ‘Danilov Beşlemesi’nin üçüncü romanı. 1855 Rusya’sında, ülkenin hızla güç kaybettiği bir dönemde geçen hikâye, Çar’ın kanındaki laneti ve Moskova’da yaşanan bir dizi seri cinayeti, Tamara Komarova ve Dimitriy Alekseyeviç Danilov karakterlerinin maceraları üzerinden veriyor. Dört bir yanda düşmanla savaşan Moskova’da, Çar’ın ölerek kanındaki lanetin çocuklarına geçmesini bekleyen bir kişi vardır. Öte yandan Komarova ile Danilov, şehirde 1812’den beri işlenen cinayetleri aydınlatmaya çalışırken, İngiliz ve Fransız güçlerine karşı da direnecektir.

TÜRK BESTECİLERİ ESER KAYIT KAYNAKÇASI

Ersin Antep, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, bibliyografya, 182 sayfa
Ersin Antep ‘Türk Bestecileri Eser Kayıt Kaynakçası’nda, Türk bestecilerinin eserlerinden ses kaydı olanlarını, uzun ve yorucu çalışmaların neticesinde tespit edip sıralamış. Çağdaş Türk müziği bestecilerinin eserlerinden oluşturulan CD, makara bant ve Dat kayıt listesinin yer aldığı kitap ayrıca, radyo kayıtları ve kişisel arşivlerdeki kayıtları da barındırmasıyla, araştırmacılar için büyük bir kolaylık sağlıyor. Toplam 151 bestecinin yer aldığı ve Türkiye ’de çoksesli müziğin gelişimi, besteciler, sanatçılar ve kurumlar hakkında okura çıkarımlarda bulunma fırsatı sunan kitabın, konuya dair iyi bir rehber olduğu söylenebilir.

KANSERE KARŞI SAVUNMASIZ DEĞİLSİN!

Elif Güveloğlu, Postiga
Yayınları, sağlık, 448 sayfa
Elif Güveloğlu ‘Kansere Karşı Savunmasız Değilsin!’de, mutfaktaki “doğal kalkanlar” yardımıyla bu hastalıktan nasıl korunulabileceğini anlatıyor. Kitap, her durumda hemen ilaçlara sarılmak yerine, aslında her meyvenin, her sebzenin, her baharatın bir ilaç olduğunu ve kanserden korunmanın, tedaviden çok daha kolay ve zahmetsiz olduğunu göstermesiyle dikkat çekiyor. Kitabına, kansere neden olan etkenlerle başlayan Güveloğlu, devamında, bedenimizdeki koruyucu kalkanları ile brokoliden çemene, elmadan fasulyeye, lahanadan mandalinaya mutfağımızdaki koruyucu kalkanları anlatıyor.

TÜRKİYE ’DE SAĞLIK TURİZMİ SEKTÖRÜ

Kemal Güven ve Selma Demirci, İstanbul Ticaret
Odası ( İTO ) Yayınları, iş dünyası, 202 sayfa
Dünyada hızla gelişen sektörlerden olan sağlık turizmi konusunda, Türkiye de oldukça iddialı. Zira her yıl ortalama 250 bin civarında gelen turist, kaplıca ve termalleri ziyaret etmelerinin yanı sıra, saç ekimi, göz ameliyatları, estetik ve tüp bebek gibi tedavilerde de hizmet alıyor. İşte iki yazarlı elimizdeki kitap da, sağlık turizmi sektörünün Türkiye ’deki genel bir fotoğrafını, dünya çapındaki örnekleriyle kıyaslayarak veriyor. Kitapta, sektörün tarihsel gelişimi, dünya genelindeki uygulamalar, Türkiye açısından bu alanda nasıl bir potansiyelin olduğu ve sektördeki belli başlı sorunlar gibi konular ele alınıyor.

KUTSANMIŞ

Cynthia Hand, çeviren:
Berna Kılınçer, DEX Kitap,
roman, 334 sayfa
‘Kutsanmış’, Cynthia Hand’in koruyucu meleklerin maceralarını anlattığı ‘Koruyucu’ üçlemesinin ikinci kitabı. Hand burada, bir orman yangınında hayatta kalmaya çalışan Christian Blaze’i kurtarmak için eğitim alan Clara’nın yaşadıklarını anlatıyor. Koruyucu meleklerden Clara, ilk başlarda dünyaya gönderilme amacından, yani Blaze’i yangından kurtarma görevinden hiç şüphe duymamaktadır. Fakat bir süre sonra, Clara’nın Blaze’e ilgi duymaya başlaması, bazı karmaşalar yaşamasına neden olur. Clara, sevgilisi Tucker ile Blaze arasında kalmanın kafa karışıklığını yaşarken, adım adım iki melek türü arasındaki çatışmaya çekilecektir.

ANTİDEMOKRASİZM

Çetin Yetkin, Gürer Yayınları, siyaset, 146 sayfa
Çetin Yetkin, bugün anlaşılan biçimiyle demokrasinin bir aldatmaca olduğunu, herhangi bir soruna çözüm getirmeyeceğini düşünenlerden. Demokrasinin, adıyla hiçbir ilgisi bulunmayan çok sakıncalı bir yönetim biçimi olduğunu söyleyen Yetkin, yine de, demokrasiyi ehven-i şer ya da demokrasi-dışı düzenlerden daha iyi olduğu için tercih ettiğini belirtiyor. Yetkin, seçimlerin meşruluğu, çoğunluk kavramı, çok partili sistem, katılımcılık, seçmenlerin eşitliği gibi, demokrasiyi demokrasi yapan kavramları tartışmaya açıyor ve “Gerçek anlamda demokrasi mümkün müdür?” ve “Seçimler her zaman meşru mudur?” gibi soruların yanıtını arıyor.

ANEKTA

Sinem Sal, Yeni İnsan
Yayınevi, şiir, 106 sayfa
‘Anekta’, Sinem Sal’ın ikinci şiir kitabı. Sal’ın ‘Küfrüm Tersten Bir Duadır’ından bir alıntı: “sana kalbinden oyduğun bir düşü sunmuyorsa dünya / bir kırlangıcın gözünü oyasın gelmişken, / aslında görüyorsan / gözü yok zaten, bir şekilde ayaklanmış karadan buraya / ve sen de çıkaramıyorsan ayakkabılarını, çünkü her yer kor / yara diye bir şey yok // yani bir şekilde adımızla çağrılıyorsak, / soyumuz var belliyse / aklımızla yokladığımız, kalbimizle bilinmiyorsa / tahta çıkacakmış adamın biri, ortada taht falan yoksa / ama bu saatler ses vermiyor, ses alıyor, görüyorsan / bak iki türlü hikayeden geçebilirdik (...)”

PUSU (Devletin Yeni Sahipleri)

Şık bu kitapta, hapise atılmasına neden olan 'İmamın Ordusu' adlı kitabı yazarken hangi belgenin peşinde olduğu sorusuna cevap veriyor.

"Bu belge onu neden hedef yaptı?", "Onu bu belgeyi bulup yayınlamaktan vazgeçirebildiler mi?" gibi sorular da kitapta cevabını buluyor.

Merdivende Üç Şair

Bunlar Şair Metin Altıok, Şair Uğur Kaymaz ve Şair Behçet Aysan’dır... Üç şair aslında Madımak Oteli’nin merdivenlerinde ölümü beklemekteler...
Orhan Tüleylioğlu şairlerin dostlarıyla birlikte iç yakan bir kitap oluşturmuş...
Dışarda cuma namazı bitmiş, binlerce kişi Madımak Oteli’nin önünde toplanmış, böğürmekteler:
“Sivas Aziz’e mezar olacak!
Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak!
Laiklik gidecek şeriat gelecek..”
Aziz Nesin ve diğerleri nerede bilinmez... Üç şair geleceği merdivende bekliyor. Metin Altıok’un elinde bir yarım süpürge sopası, Behçet Aysan’ın elinde bir ağaç dalı... Azmış gruba karşı kendilerini böyle koruyacaklar.. Üçü de suskun ve düşünceli... Ama alabildiğine metinler de...
Madımak Oteli’nde ölüm tam 8 saat beklendi. Ankara uyudu... Otelin önündeki katil sürüsünü dağıtamadılar... Sonunda otel ateşe verildi. Sivas’a festivale gelen 33 aydın yakılarak öldürüldü... 2 otel görevlisiyle 2 saldırgan da ölenler arasındaydı...
Merdivendeki üç şairin fotoğrafını çeken gazeteci Battal Pehlivan katiamdan sağ kurtuldu ama yedi ay sonra bir panelde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama veda etti.
Saldırganların avukatları sonraki yıllarda ödüllendirildi, pek çoğu AKP’den siyasete girdiler. Fırsat buldukça mağdur rolü yapıyor, yakılanların değil yakanların mağdur olduğunu anlatmaya çalışıyorlar.

Baba, Seni Neden Oraya Koydular?

Nedim Şener, "Baba, Seni Neden Oraya Koydular?" adlı kitabında, kendisini cezaevine götüren süreci anlatırken parmaklıklar arkasında yaşadıklarının ve mahkeme sürecinin bilinmeyen yönlerini de okurla paylaşıyor.

ANNE HİÇ CANIM ACIMADI!

Türü: Anı, röportaj
Yazarı: Tuncay Özkan
Yayınevi: Cumhuriyet Kitapları
Baskı tarihi: Haziran 2012
Sayfa sayısı: 224
Fiyatı: 15 lira
İnternet (İdefix) fiyatı: 12.75 lira.

ARAYIŞ

Türü: Yakın tarih, inceleme
Yazarı: Nahit Duru
Yayınevi: İMGE Kitabevi
Baskı tarihi: Haziran 2012
Sayfa sayısı: 280
Fiyatı: 24 lira
İnternet (D&R) fiyatı: 17.99lira

POLİS DARBESİ

(MADE IN CIA) Türü: Araştırma-İnceleme
Yazarı: Bekir Öztürk
Yayınevi: Togan Yayıncılık
Baskı tarihi: Haziran 2012
Sayfa sayısı: 514
Fiyatı: 20 lira
İnternet (İdefix) fiyatı: 17.40 lira.

ADALET SAVAŞÇISI

Doğan Yurdakul ve F. Cengiz Erdinç’in Adnan Menderes, Uğur Mumcu, Dündar Kılıç gibi önemli isimlerin avukatlığını yapmış olan Burhan Apaydın’la yaptıkları nehir söyleşi “Adalet Savaşçısı” Türkiye’nin bir dönemine ışık tutuyor. Bu ışık geçmişle birlikte bu gün içinde bulunduğumuz hukuki durumu da aydınlatıyor. Ergenekon, Balyoz, Odatv gibi davalarda işlenen hukuk cinayetleri, bu kitapla birlikte daha iyi anlaşılıyor.

Doğan Yurdakul’un Odatv davası kapsamında tutuklu olduğu sırada tamamlanabilen kitap hakim ve savcıların tutumları açısından günümüzle, Yassıada duruşmaları arasında paralellik olduğunu ortaya koyuyor.

Yassıada duruşmalarının hiç bilinmeyen ayrıntılarına değinilen “Adalet Savaşçısı”nda, günümüze miras kalmış olan “delil üretme”lerin, hakimlerin nasıl sanıklara aşağılayıcı davranışlarda bulunduğunun Türkiye hukukundaki ilk örneklerinin altı çiziliyor.

“ÜRETİLMİŞ DELİL”LERİN KAYNAĞI

Bugün hukuk sisteminde gördüğümüz pek çok çarpıklığın tohumlarının Yassıada duruşmalarında atıldığı kitapta tüm çıplaklığı ile ortaya koyuluyor. Apaydın benzerliği şöyle anlatıyor: “Hakimler, Yassıada’da Adnan Menderes’e uygulanan sistemi hala uygulamaya devam ediyorlar. Bir örnek, sanıklara mahkemelerde çok sert davranılmakta, savunmaları ve savunma hakları kısıtlanmakta.”

Menderes’e yöneltilen suçlamaların arasında yer alan arkadaşlarının yazdığı iddia edilen hatıra defterleri, Menderes’in kasasından çıktığı söylenen ve mahkemeye konu olan “kadın donu” meselesinde bugüne dair işaretler var. “Hatıra defterleri”nin çok sonradan baskı ve vaadlerle yazdırıldığı ortaya çıktı. “Kadın donu” konusunda ise 1962 yılında, dönemin senatörlerinden Sıtkı Ulay, Apaydın’a şunları söyledi: “O don kasadan çıkmış gibi gösterilmiştir.(…) Şimdi Anayasa Mahkemesi arşivindeki don incelendiğinde kadın donu olmayıp, erkek donu olduğu anlaşılacaktır.” Görünen o ki, artık demode olan bu yöntemlerin yerini “çağın gereği” olarak sahte CDler, virüslü e-postalar aldı.

“Üretilmiş deliller”in hiçbir izahı olmamasına rağmen mahkemelerde sanıkların önüne koyulması günümüzün en büyük hukuki tartışmalarından. Sadece “Menderes’in mağduriyeti” üzerine kalem oynatanların, bugün “çağdaş delil üretme metodlarına” ve bunların üzerinde inşa edilen yargılamalara bakışı ise başka bir garabet ve iki yüzlülük.

DERİN DEVLET İMASI

Geçmişte ve günümüzde yaşananların sorumlusu kim peki? Bütün bu olanlar aslında hangi noktaya işaret ediyor? Apaydın’ın kitapta yer alan şu sözleri tartışılmayı ve konuşulmayı bekliyor:

“Atatürk’ün affına rağmen, gizli bir kuvvet Nazım Hikmet’i bir türlü hapisten çıkarmamıştı. Bu kuvvet aynı zamanda Adnan Menderes’in asılmasını da sağlayan kuvvettir. Türkiye’nin tek mareşali olan Fevzi Çakmak’ı ölüm döşeğine sürükleyen kuvvet, nasıl bir kuvvettir? İsmet Paşa’nın Cumhurbaşkanı olarak Fevzi Çakmak’ı ölüm döşeğinde, ziyaretini önleyen nasıl bir kuvvettir? Yine İsmet Paşa ve Mustafa Kemal’in arasını açan ve İsmet Paşa’yı Mustafa Kemal’e hasım göstermek isteyen gizli kuvvet kimlerden oluşmaktadır?”

GERİCİLERE SERT ÇIKIŞ

“Adalet Savaşçısı” Türkiye tarihini etkilemiş pek çok anekdot barındırıyor. Geçtiğimiz yıllarda 14 yaşındaki bir kız çocuğunu taciz etmesiyle gündeme gelen Vakit yazarı Hüseyin Üzmez, 1952 yılında henüz 18 yaşında bir lise öğrencisiyken gazeteci Ahmet Emin Yalman’ı öldürmek istedi. Yedi kurşunla ağır yaralanan Yalman’ın avukatlığını Apaydın üstlendi. Apaydın’ın mahkemede konuşması sırasında söylediği sözler bütün salonu etkilemişti: “Gericilik sevdası dinimize aykırı bir cereyandır. İslam dini akla dayanır. İleriye doğru bütün gelişmeleri benimser. İrtica yolunu tutanlar, radyoya şeytan kutusu diyenler, otomobile binmeyi günah sayanlar, dinimizin gerçek ölçüleriyle kâfir sayılırlar. Bu bir avuç mikrop yıllardan beri toplumun içine zehir akıtıyorlar, kökünden temizlenmelidirler.” Bu sözler maalesef hala ülkemizin bir gerçeğini yansıtıyor.

KAMUOYUNUN GÜCÜ

Apaydın,devam eden anayasa tartışmalarına da çok önemli bir şerh koyuyor: “Gelişmiş demokrasilerde yazılı anayasanın dışında bir de örf anayasası vardır. (…) Bir ülkede kamuoyunun gücü olmadıkça anayasaların hiçbir teminatı olamaz. Sadece kağıt üzerinde haklar da yetmez.”

Apaydın’ın hayatı (tıpkı Türkiye gibi) bir ömür süren adalet arayışıyla ve görünenin ardındakini sezme çabasıyla büyük önem arzediyor. Gün yalnızca güncele bağlı kalarak tam manasıyla kavranamaz, geçmişe de dikkat kesilmek gerekiyor. (H.Güngör-Aydınlık Kitap)

GÜLÜMSEMEK DİRENMEKTİR

Mustafa Balbay, Cumhuriyet Kitaplar, deneme, 320 sayfa
‘Gülümsemek Direnmektir’, Mustafa Balbay’ın cezaevinde yazdığı köşe yazılarından yaptığı bir seçki. Balbay yazılarında, hapishanede direnmeyi ve gelecekten ümitli olmayı; gazeteciliğinin karalanma çabalarını ve Türkiye’nin içinde bulunduğu çıkmazları okurlarıyla paylaşıyor. Uzun süredir tutuklu olan Balbay, bu dönemde hukuk alanına giren konulara da kafa yormuş. Hukuk fakültelerinde okutulan kimi kitapları ders çalışır gibi okumaya başladığını söyleyen Balbay, bu alandaki metinlerini, hukukun temelleri ile Silivri yargılamaları arasında yaptığı karşılaştırmaları, ‘Hukuk ve Davalar Üzerine’ başlığı altında toplamış.

KISA DÜNYA TARİHİ
Michael Cook, çeviren: Melahat Fındık, Say Yayınları, tarih, 424 sayfa
Tarihçi Michael Cook elimizdeki kitabında, insanlık tarihinin genel bir tablosunu, akıcı bir üslupla çiziyor. Tarihi, kronolojik olaylar bütünü olarak aktarmakla yetinmeyen çalışma,

tarihi, jeolojik zamanlar, çağlar, coğrafi kıtalar ve dünya çapındaki başlıca kültürler ekseninde inceliyor. Orta Amerika takvimleri, Hint tapınak fahişeleri ve Avusturalya yerlilerinin girift akrabalık ilişkileri gibi ilgi çekici konular barındıran ve tarihi Eski Taş Çağ’ndan 11 Eylül’e kadar izleyen “kompakt” diyebileceğimiz bu çalışma, tarih disiplinini metaryalist ve eleştirel bir yoruma tabi tutmasıyla da dikkat çekiyor diyebiliriz.

TEK PARTİNİN YÜKSELİŞİ
Ahmet Demirel, İletişim Yayınları, tarih, 372 sayfa
‘Tek Partinin Yükselişi’, Ahmet Demirel’in 1995’ten bugüne Milli Mücadele ve tek parti dönemlerine ilişkin yazmış olduğu makalelerinden yapılmış bir seçki. Burada yer alan makalelerde, Birinci Meclis’te iktidar ve muhalefet, 1923 seçimleri, Kurtuluş Savaşı sırasında milletvekillerinin savaş sonrası Türkiyesi’ne bakışları, tek parti döneminde seçimler ve milletvekillerinin profilleri, Milli Mücadele ve tek parti dönemlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinin Meclis’te temsili, TBMM’de Lozan görüşmeleri, Atatürk döneminde Kemalizm ve 1950 seçimleri gibi, yakın tarihin önemli bir dizi olayı aydınlatılıyor.

SOSYAL BİLİMLERİN METODOLOJİSİ
Max Weber, çeviren: Vefa Saygın Öğütle, Küre Yayınları, sosyoloji, 222 sayfa
Ünlü sosyolog Max Weber’in ‘Sosyal Bilimlerin Metodolojisi’, düşünürün 1903 ile 1917 yılları arasında kaleme aldığı, sosyal bilimlerin teori ve stratejisindeki problemlere odaklanan makalelerini bir araya getiriyor. Weber burada, sosyoloji ve iktisatta “etik tarafsızlık”ın ne anlama geldiğini ve sosyal bilimde ve sosyal politikada “nesnellik”in ölçütlerini anlatırken, kültür bilimleri mantığının eleştirel bir analizini de yapıyor. Yazılmalarının üzerinden çokça zaman geçmiş olsa da, buradaki makaleler, Weber’in metodolojik analizini çağdaş sosyal bilimlerin temel meseleleriyle bağlantılandırmasıyla oldukça önemli.

BOĞAZ
Peter Straub, çeviren: Dost Körpe, İthaki Yayınları, roman, 782 sayfa
Peter Straub, gerilim romanı ‘Boğaz’da, bir yazarın, yıllar sonra yeniden ortaya çıkıp acımasız cinayetler işlemeye başlayan bir katilin peşine düşüşünü hikâye ediyor. Vietnam gazisi yazar Tim Underhill, çocukluk arkadaşı John Ransom’ın Millhaven’deki evine gider. Ransom’ın eşi, yıllar sonra hortlayan ve “Mavi Gül” imzası atan bir katil tarafından acımasızca öldürülmüştür. Underhill, dedektif arkadaşı Tom Pasmore’un da yardımıyla şehri sarsan bir dizi cinayeti aydınlatmaya çalışacaktır. Fakat kahramanımız, Vietnam ormanlarında yaşadığı korkunç anılar, geçmişinin acıları ve kabuslarıyla da yeniden yüzleşmek zorundadır.

ESKİŞEHİR ŞEHRENGİZİ
Kâmil Uğurlu ve Zâkir Ençevik, Çizgi Kitabevi, şehir, 221 sayfa
Şehrin görünen ve görünmeyen güzellikleri için yazılmış mesnevilere, bilindiği gibi “Şehrengiz” deniyor. Kâmil Uğurlu ve Zâkir Ençevik’in kaleme aldığı elimizdeki kitap da, Eskişehir’e bir güzelleme niteliğinde. Kitapta, Eskişehir’in kadim tarihi, toplumsal hayatı, gündelik yaşamı, kültürü, önde gelen isimleri, başlıca mimari yapıları gibi, okurları bu şehir konusunda aydınlatabilecek birçok detay yer alıyor. Şehrin çok sayıda eski fotoğrafıyla da zenginleştirilen çalışmada, Eskişehir’in olmazsa olmazı olan demiryolları, demiryolu insanları ve trenlerin bu şehre getirdiği büyük dönüşümler de ağırlıklı yer tutuyor.

PEMBE SARDUNYA
Sefa Taşkın, Şenocak Yayınları, roman, 277 sayfa
Sefa Taşkın, mübadele romanı ‘Pembe Sardunyalar’da, yüzyıllardır yaşadıkları bölgelerden sürülen ve bir nevi gelecekleri ellerinden alınan insanların hikâyesini anlatıyor. Midilli adasında Türkler, Rumlar ve Ermeniler, uzun yıllardır huzur içinde yaşamaktadır. Fakat bir süre sonra yaşanan savaş, burada yaşayan halklar arasında büyük bir kopuşa neden olacaktır. Bu büyük alt üst oluş neticesinde, Midilli’deki bir Türk ailesi, mübadele yasası gereği Anadolu’ya, Bergama’ya, yorucu bir göç yolculuğuna koyulacaktır. Taşkın’ın romanı, bu trajik göçün öncesi ve sonrasını, dönemin geniş bir panoraması eşliğinde anlatıyor.

NASIL DARBE YAPTIM?
Ahmet Tahir Can, Anatolia Kitap, siyaset, 289 sayfa
Ahmet Tahir Can ‘Nasıl Darbe Yaptım?’da, 12 Eylül darbesinin öncesi ve sonrasını Kenan Evren’in konuşmaları ve açıklamalarını merkeze alarak anlatıyor. Kitap 12 Eylül sürecini, darbenin ayak sesleri olan Milli Güvenlik Konseyi bildirileri; Evren’in darbeden hemen önce yayımladığı 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı; darbenin radyodan okunan bildirisi; darbenin ardından Evren’in TSK ve parti liderlerine yaptığı tebliğler; Evren’in radyo-televizyon konuşmaları, basın toplantıları; yerli ve yabancı basının Evren’e soruları, aldıkları cevaplar ve Evren’in yeni anayasayı tanıtma konuşmaları üzerinden adım adım izliyor.

PSİKONEVROTİK ATOMİK KEÇİLER
Alex Boese, çeviren: Turgut Gürer, Gürer Yayınları, mizah, 392 sayfa
Alex Boese, daha önce yayımlanan ‘Kafası Güzel Filler ve En Acayip Deneyler’de, bilim dünyasında gerçekleştirilmiş tuhaf ve saçma deneylerin izini sürmüştü. Elimizdeki çalışmasını, söz konusu kitabının devamı olarak tasarlayan Boese, yine ve yeniden sıra dışı deneyleri, delilik ile dahilik arasında gidip gelen insanların öykülerini anlatıyor. Kitapta, nükleer bir saldırıdan sonra gençlerin ahlakının nasıl korunacağına dair kılavuz; sürü psikolojisinin toplumdaki tehlikeli etkilerini araştıran bir deney ve deneyinde kuşlara zarar gelmesin diye eşine elektrik veren araştırmacı gibi garip öykülere rastlamak mümkün.

11 EYLÜL
Kolektif, derleyen: İsmail Aydıngün ve Ali Murat Özdemir, Tan Kitabevi, siyaset, 186 sayfa
Farklı yazarların katılımıyla meydana gelen ‘11 Eylül’, ABD’yi hedef alan 11 Eylül saldırılarının dünya çapında neden olduğu dönüşümlere odaklanıyor. Kitapta, 11 Eylül’ün ulus-devlet, demokrasi, küreselleşme, güvenlik, özgürlük, dinsel kimlikler gibi alanlara etkileri; saldırının klasik anlamda devlet biçimine etkileri; 11 Eylül’den sonra Amerikan kamu diplomasisinde gözlenen dönüşüm; saldırının ABD’nin, Çin ve Rusya’dan oluşan iki Asyalı rakibi üzerindeki etkileri ve 11 Eylül’ün ardından genel olarak dünya, özelde de Amerika ve Avrupa Birliği’de göç ve göç politikalarının nasıl dönüştüğü gibi konular tartışılıyor.

ÖTEKİ’NİN SİNEMALARI
Gönül Dönmez-Colin, çeviren: Maral Jefroudi, Agora Kitaplığı, sinema, 452 sayfa
‘Öteki’nin Sinemaları’, Orta Doğu ve Orta Asya’yı merkeze alarak, ülke sinemalarını temsil eden yönetmenlerle yapılan söyleşilerden oluşuyor. Gönül Dönmez-Colin’in, “öteki”yle de, Müslüman Ortadoğu ve Orta Asya’nın batılı olmayan ulusları ile bu ulusların anaakım sinemaya karşı çıkan sinemalarını kastediyor. İran sinemasıyla kitabına başlayan Dönmez-Colin, sırasıyla Türkiye, Kazakistan, Kırgizistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan sinemalarından yönetmenlerle söyleşiyor. Çalışma için, Türkiye’den söyleşi yapılan sinemacılar da Erden Kıral, Ali Özgentürk, Tayfun Pirselimoğlu, Yeşim Ustaoğlu ve Atıf Yılmaz.

GERİDE KALANLAR
Binnaz Öner, Evrensel Yayınları, roman, 248 sayfa
Binnaz Öner ‘Geride Kalanlar’da, Ermeni tehciri zamanında yaşanan trajik olayları, Doğu Anadolu’nun ücra bir köyünde yaşayan insanların dünyasına inerek anlatıyor. Doğu Anadolu’da Ermeni tehciri başlamış, bu göçte yaşanan büyük acılar kulaktan kulağa yayılmıştır. Tehcire dair söylenenler, yörede açlık ve savaşın kırdığı birçok köyden biri olan Kayalık’ın vicdanlı muhtarı Kör Yusuf’u korkutmaktadır. Kör Yusuf, köyden göç edecek ergen Ermeni kızların başına gelecek tehlikeleri öngörmekte ve bu göçe karşı çıkmaktadır. Köylülerle konuşan muhtar, kızları göndermemekte, ne pahasına olursa olsun onları saklamakta ısrarcıdır.

IŞIK BATIDAN DA GELİR
çeviren: Ümit Meriç, Timaş Yayınları, sosyoloji, 331 sayfa
‘Işık Batıdan da Gelir’, sekiz Avrupalı bilim insanının makalelerinden, Ümit Meriç tarafından yapılmış çevirilerden oluşuyor. Kitapta, Auguste Comte’un “Pozitif Felsefe Dersleri”; Marcel Maus ve Paul Fauconnet’nin “Sosyoloji: Konusu ve Yöntemi”; Henri Levy-Bruhl’ün “Suç ve Suçlunun Sosyolojisi”; Fernand Braudel’in “Tarih ve Sosyoloji”; Claude Levy-Straus’un “Antropoloji”; Jean Cazeneuve’ün “Medya ve İnsan” ve Kenneth Denbigh’in “İlmi Metod” başlıklı makaleleri yer alıyor. Makaleler, Batı’nın geçtiği düşünce duraklarını aydınlattıkları kadar, çeviri olarak ilk kez yayımlanmalarıyla da ilgi çekebilecek nitelikte.

EKMEK TADINDA
Cihat Solmaz, Gelişim Sanat Yayınları, şiir, 144 sayfa ‘Ekmek Tadında’, Cihat Solmaz’ın ilk şiir kitabı. Kendisini kutluyoruz. Solmaz burada, çocukluğunun anılarının peşine düşüyor; ayrıca aşka, hayata ve insana dair duygularını okurlarıyla paylaşıyor. Kitaba adını veren şiir şöyle: “Yetmişli yıllarda / yıldızlı bir gecede / Alakıç dağında değirmende, / babam buğday öğütmüş / ben uyuklamıştım / sıcak un telisinde. // Babam, değirmen taşının ezgisinde / türkü söylerken, / değirmencinin köpeği / ketelerimizi yemişti. / Sabahki kahvaltımız / kuru ekmeklerdi / değirmen suyuna bandığımız / güz serininde // O ekmeğin tadı gibi / güzeldi babam. / O ekmeğin tadını / unutamam!”

RÜŞTÜ ONUR
Salâh Birsel, Sel Yayıncılık, armağan, 125 sayfa
Şair Rüştü Onur, 1942’de, henüz yirmi iki yaşındayken hayata veda etmişti. Basılı bir kitabı bulunmayan Onur, şiirden başka, hikâye ve denemeler de yazmış. İşte Salâh Birsel, arkadaşı Rüştü Onur için hazırladığı bu çalışmasında, Onur’un şiirlerine, mektuplarına, yazılarına, hikâyelerine ve ardından yazılanlara yer veriyor. Onur, isimsiz bir şiirinde şöyle diyor: “Verin ellerinizi dostlar verin, / Uzak limanlara gidiyor gemim. / Verin elinizi dostlar verin, / Renklerle sesleri örüyor mevsim. // Bir başka limanda yelken ve direk, / Bize unutturacak yolculuğu. / Ve belki de bir okyanus çocuğu / Günleri selâmlayacak gülerek.”