Ana Sayfa / Medya / Aydınlık’ı hapset F Tipini kurtar!

Aydınlık’ı hapset F Tipini kurtar!

Hakan Aygün, hem bizim AKP ile işbirliği yaptığımızı iddia ediyor, hem de Aydınlıkçıların FETÖ soruşturması kapsamında yargılanacaklarını iddia ediyor.

“Hay çenemi tutaydım, yine haklı çıktım!” diyerek isyan etti ileri görüşlülüğüne Hakan Aygün. Önceki gün Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Halk TV ekranlarında söyledi bu sözleri ve o yüzüne vuran “lanet olsun yine bildim” ifadesi, alaycı bir bakışla yer değiştirdi. “Can Dündar ve Erdem Gül de yetmedi, şimdi sıra kime geldi biliyor musunuz! Sabah akşam herkesi cemaatçılıkla suçlayabilen Aydınlıkçılara” deyince, içinde tuttuğu kahkahayı koyuvermesi hiç güç olmadı.
Hakan Aygün, hem bizim AKP ile işbirliği yaptığımızı iddia ediyor, hem de Aydınlıkçıların FETÖ soruşturması kapsamında yargılanacaklarını iddia ediyordu. “AKP’yi destekliyorlar” saçmalığını sonraya bırakıp, yargılanma konuşuna değinelim.
Aydınlık’a yönelik FETÖ üyeliği suçlaması yoktur, olamaz! MİT TIR’ları haberini ilk biz yayımladığımız için, “Neden Aydınlık yargılanmıyor” korosunun girişimiyle başlatılan soruşturma var. Soruşturma açan savcıdan bize henüz çağrı yok, resmi bir açıklama da yok. Peki Hakan Aygün, sen nereden biliyorsun Aydınlık’ın FETÖ’den yargılanacağını? Ya bu amaca hizmet etmek için yayın yapıp Aydınlık’ı savcılara hedef gösteriyorsun ya da kimsenin bilmediği bazı şeyleri biliyorsun ki bu kadar emin konuşuyorsun. “FETÖ’ye yardım ve yataklık” bize en son yöneltilecek suçlamadır, FETÖ soruşturmasına en büyük darbe olur. Günlerdir Cemaatçilerin “Neden Aydınlık yargılanmıyor” yayınları boşuna değil. Büyük ihtimalle Hakan Aygün’ün sözleri ve Halk TV’nin yayınları da boşuna değil. Bakmayın Aygün’ün “Ergenekon’da Cemaat-AKP işbirliği yaptı” sözlerine. Tertibin savunucularındandır kendisi. Şimdi utanmadan “AKP muhalifleri Ergenekoncu diyerek hapsetti” diyor. Seyircisinin gözünde AKP’ye ve Cemaat’e karşıymış gibi görünüyor. Alenen Cemaat’i savunacak değil ya, “Cemaat 17-25 Aralık gibi doğru eylemleri yüzünden hedef oldu, onlar da dün Ergenekoncu diye suçlananlar gibi mağdur” diyor. Çünkü Cemaat’in değil CHP’nin kanalında konuşuyor. Cemaatçisi değil CHP’lisi izliyor. Her sözünü de ona göre seçiyor. Ne demiş Ziya Paşa:
“En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun (En ummadığın senin içyüzünü keşfeder)
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”

GEZİ PARKI’NDAN CEMAAT SAVUNUCULUĞUNA
Hakan Aygün de herkesi kör zannediyor ama kör olan kendisi. Unuttuk mu Fethullah’ın Bugün gazetesindeki yazılarını. “Halk darbeci Ergenekonculardan tiksiniyor.”,”Ergenekonculardan nefret eden halk AK Parti’ye yöneliyor.” yazılarını.
Hakan Aygün bizim için diyor ki:
“Ne diyelim Allah düşürmesin ama, aynı kodese düşerlerse de, Ergenekon’da Veli Küçük’le dost oldukları gibi, FETÖ’de de Cemaatçı ‘dava arkadaşlarıyla’ dost olabilirler.”
Ah Hakan Aygün, aklınca dalga geçiyorsun ama etrafında düştüğün zavallı durumu hatırlatacak bir tek dostun yok ne yazık ki. Hadi diyelim Mahmut Tanal her ‘hıyarım var’ diyene tuzluğu alıp koşuyor… Ya diğer CHP’liler… Gezi Parkı eylemlerinde Ulusal Kanal’la ortak yayın yapan Halk TV’den, Cemaat baskınlarında Bugün TV’yle ortak yayın yapan Halk TV’ye… Hakan Aygün görevini layığıyla yerine getiriyor. Yıllardır Halk TV ekranlarında, bizleri AKP ile işbirliği yapmakla, geçmişteki operasyonlar yüzünden gerçeği görememekle suçluyorlar. Anladık iki taraf da suçlu, beraber planladılar, beraber hesap vermeliler. Neden aynı lafları eveleyip geveliyorsunuz. AKP’nin de suçlu olması Cemaat’i aklar mı? FETÖ yargılanırsa yolsuzluk neden unutulsun. Hepten mi bunadınız?
“Aydınlıkçıların, artık ‘cemaat terör örgütü’ne üye olmakla suçlanmaları da, bir ‘Dr. Frankenstein vakası’dır.” diyor Hakan Aygün konuşmasının sonunda. Bize yönelik suçlamalarını edebi bir karakterle örneklendirip, etkili bir final yapmanın derdinde. “Frankenstein’ı AKP yaratıp büyüttü, onlar da ‘sanal büyümesine’ destek verdiler. Şimdi AKP gibi, büyüttükleri ‘Cemaat canavarının esiri’ oluyorlar!” diyerek sözlerini tamamlıyor.
Frankenstein, canavarın adı değil yaratıcısının adıdır. Yaratığın bir adı yoktur. Bu kadar saçmalıktan sonra belki üzerinde durulmaya değmeyecek bir yanlış. Anlayacakları yok ama insan kızıyor işte…

Murat Şimşek
Aydınlık

Bu Haberler ilginizi Çekebilir...

Yavuz Selim Demirağ: Şefkat Çetin buna bir cevap vermeli

1980 öncesinde İzmir Buca’da öğrenim görmüş, 12 Eylül’den sonra uzun yıllar hapis yatmış, 12 yıl …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir